Berys Gaut ve Morag Gaut'un Karakarga Yayınları'nca yayımlanan Çocuklar İçin Felsefe - Pratik Bir Rehber kitabını Çağla Özden inceledi.
Yeni felsefe kitabı Philo 'yu Beyaz Baykuş Yayınları etiketiyle okurla buluşturan Turgut Özgüney ile felsefe üzerine sohbet ettik.
Andrey Zvyagintsev’in 2017 yapımı, Cannes Jüri Özel Ödülü kazanan filmi Loveless’ı izledikten sonra bu soruyu sordum kendime.
Celil Sadık'ın, Epsilon Yayınevi'nden çıkan Uygarlığın Ayak İzleri - Krallar ve Tanrılar’a dair bir Çağla Özden incelemesi.
Yiğit Kulabaş’ın Karakarga Yayınları’ndan çıkan kitabı Bensiz Ayna, fantastik bir kurgunun içinde okuyucuyu büyülü, sorgulatıcı ve derin düşünceye itecek bir yolculuğa çıkarıyor. Baş kahraman Artemis’in kendi içsel yolculuğunu rüya içinde rüya, masal içinde masal ve ayna içinde ayna olarak bize gösteren yazar, etkileyici kurgusunu insanın aklına düşecek özgün tanımlamalar ve kelimelerle perçinlemiş. “Kendin ol diyeceğim...
Çağla Özden, Mahir Ünsal Eriş’in Karakarga Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı Diğerleri'ni KalemKahveKlavye için inceledi.
“Yeryüzünde kırgın bir çocuk kalmayana dek yazacağım.” Psikoloji, edebiyat, estetik teorisi üzerine yazdığı kitapların yanında kurmaca eserleriyle de tanınan Nihan Kaya’nın İthaki Yayınları’ndan çıkan kitabı “İyi Aile Yoktur”un girişinde bu iddialı cümle karşılıyor sizi. Ve “Çocukluk cehennemdir,” cümlesi ile başlayan dalga, son cümleye kadar yerini bir tufana bırakıyor. Nasıl olur bu, çocukluk dünyanın en güzel...
Yekta Kopan’ın Can Yayınları’ndan çıkan yeni kitabı “Sıradan Bir Gün”, sıradanlığın aslında nasıl bir karmaşa yaratabileceğini ve belki de ihtiyacımız olan tek şeyin bu “sıradan karmaşa” olduğunu anlatıyor bize… Yazarın, kitabın başkahramanı Armağan için biçtiği rol oldukça ilginç: Armağan Gündoğdu, pazarlamacı eşi ve onun piyasada bir türlü dikiş tutturamayan tiyatro sevdalısı arkadaşının çakırkeyif bir sohbet...
Haruki Murakami’nin ilk romanı “Rüzgârın Şarkısını Dinle”, 1960’lı yılların küçük bir kesitini anlatan, aslında konusu olmayan, yazarın kendi deyimiyle bir roman değil, bir novella. Murakami, henüz bir bar işletmecisi olduğu zamanlarda, bir beyzbol maçı izlerken aklına düşen “Galiba roman yazabilirim,” fikriyle yazmaya başladığı ödüllü kitabının çevrilmesine yıllar sonra izin verdi. Rüzgârın Şarkısını Dinle, yazarın külliyatına...
Edebiyat; sevgili arkasından atılan mendilde gizlenmeyi bırakıp rakı masalarına, çay bardaklarına, sevgililerin giderli Facebook iletilerine, kahve kupalarındaki baskılara kafa üstü düşeli çok oldu. Yarası beresi kendine kaldı, bu yaradan Turgut Uyar da nasibini aldı, Edip Cansever de, Tomris Uyar da… Her birine bir rol biçildi, her biri başkalarının hayal ettiği gibi yaşatılmaya başlandı. Aşk, ihtiras,...
Tomris Uyar, Gündökümleri’ndeki yazılarından birinde (Gerçek Okuyucu’ya) yazılarını zamanın bazı magazinsel dergilerinde paylaşma konusunda şöyle diyor: “Gerçek edebiyatın, gerçek dergilerde para edebileceği bir dönemi bekleyecek gücü ve umudu elden bırakmamaya çalışıyorum.” Tomris Uyar’ın “gerçek edebiyat” ve “gerçek dergi” kaygısını taşıdığı yıl 1985. Cümlelerindeki, kanat çırparcasına naif telaşı görmemek mümkün değil. Bu telaşın nedeni elbette edebiyata,...
“Bu kemanın oluşması için tam on yedi tane ağaçla konuşmuş ustası. Keman olmayı kabul edecek ağacı bulana kadar defalarca ormana gidip gelmiş.” Hükmümü verdiklerinde kendimdeydim. Göz kapaklarım ağırlaşmamış, ellerim titremeye başlamamış ve vücudum kendini yere atmamıştı. Ben her şeye hakimdim, Tanrı her şeye hakimdi, kendi hayatımı başkalarının eline teslim etmek üzereydim. Beni attıkları hücre ne denli küçükse,...
15
49.0138
8.38624
arrow
0
bullet
0
4000
1
0
horizontal
https://kalemkahveklavye.com
300
4000
1