15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
Filtre Kahve | İnceleme
Spoiler tadında şeyler yok, anlattıklarım filmin belkemiği olan kısımlar. Fragmanda olmayan bir şey yok bu yazıda. Sanırım… “The Words” bizde “Çalıntı Hayat” adıyla gösterime girdi. Yazarlıkla, edebiyatla yakından ilgili olmayanlar için iki yüzü de tura olan bir madeni para gibi gelebilir ama yine de güzelliğinden bir şey kaybetmez film. Yazıyorsanız, yazan insanlar, yazarlar, kitaplar ile ilgiliyseniz, artık…
Kendisiyle derdi olanlardan mısın? Hayır, bak; öyle saçıyla başıyla, kusur gördüğü şeyle derdi olandan bahsetmiyorum. Günlük hayatla ya da iş hayatıyla derdi olandan da… Hayatı, öncesi ve sonrasıyla bir bütün olarak düşünüp, bu bütünün merkezinde olup hiçbir şeyi değiştiremeyenlerden bahsediyorum. Anlam ararken başından geçenleri hayatı yapmış ama yine de bir yere varamamışlardan. Beşikten mezara dek…
“İyiler ilk görüşte tanınmaz.” Emrah SERBES “Öfke ve korkuyu doğru yere kanalize edebilirsek, ruhen daha serbest kalabiliriz.” Hayko CEPKİN Buradaki öfke ve korku kelimelerini, korku konsepti üzerine hazırladığı “Tanışma Bitti” albümü için söylemişti Cepkin. Ben bu kelimeleri daha da genişleterek “olumsuzlanmış duygular” dersem, derdimi anlatabilmek kolaylaşacak. Daha önce yazdığım ŞU YAZIDA “İnsan, tabiatına direnmek için…
Her zaman “giriş” seviyesinde kalınacağını bilerek, henüz bilmeyenler için yeraltı edebiyatı nedir, hangi yazarlar ve eserler yeraltına dahildir; gibi sorular üzerine bir “giriş” denemesi. KalemKahveKlavye’yi uzun zamandır takip edenler bu makalenin adına ve içeriğine tanıdıktırlar elbet. 2007’de lisans, 2012’de yüksek lisans dönemindeyken en az iki kez elden geçirmeme rağmen aradan geçen zamanda birçok eksik ve yanlış olduğunu fark ettiğim için, muhtemelen…
2005…Yakın gözükse de uzak bir yıl. Çanakkale’de, üniversitede ve kendi evimde ilk yılım. Sabahları dağıtımını yaptığım yerel gazetenin ofisine gelen bir davetiyeyi patronum bana veriyor. “Sen gidersin” diyor: Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde Selva Erdener adında bir sopranonun konseri. Resmi ağızla 90.Yıl Gösteri Merkezi’nde, biz oraya “çadır” deriz. Dört dörtlük Klasik müzik dinleyicisi değilsem…
     Sanat ürünlerinin, sıradan şeylerden en güzel farkı; bazen ne anlattığı değil ne hissettirdiğidir. Anlamadığımız, yabancı bir dilden dökülen melodilere kendimizi kaptırışımız da, sözleri olmayan enstrümantal şarkılarda kendimizce bir şeyler hissetmemiz de bu yüzdendir.        “Bu yüzden” demişken (bilinçli değil, konu böylece buraya bağlandı), hem benim hem de müzik piyasasının son birkaç aydır sıkça adını…
Alanya/Antalya merkezli çıkıp uluslararası dağıtımı yapılan GüncelSanat Dergisi’nde, Koray Sarıdoğan imzalı “Yeraltı Edebiyatı’na Giriş-Azil ve Dövüş Kulübü Karşılaştırması” başlıklı makalenin yayınlanan ilk bölümü:   (Derginin Künyesidir…) (Pek çok dipnot vardı fakat bu sayıya koymamışlar, belki ikinci bölüme…Bilginize…) KalemKahveKlavye
“İntiharımı fenne tatbik edeceğim; şiryanlardan birinin geçtiği mahalde cildin altına klorit kokain şırınga edip buranın hissini ibtal ettikten sonra orasını yarıp şiryani keserek seyelan-i dem tevlidiyle terk-i hayat edeceğim. Kan akmakta iken her zaman şiryani sıkıca tutarak vesair tedbire müracaat ederek, muhafaza-i hayat mümkün olduğu halde azmimden nükul etmeyeceğim! Şairler söz ile pek çok kahramanlık…