15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
googletag.cmd.push(function() { googletag.display('div-gpt-ad-1613070145932-0'); });
Filtre Kahve | İnceleme
Her zaman “giriş” seviyesinde kalınacağını bilerek, henüz bilmeyenler için yeraltı edebiyatı nedir, hangi yazarlar ve eserler yeraltına dahildir; gibi sorular üzerine bir “giriş” denemesi. KalemKahveKlavye’yi uzun zamandır takip edenler bu makalenin adına ve içeriğine tanıdıktırlar elbet. 2007’de lisans, 2012’de yüksek lisans dönemindeyken en az iki kez elden geçirmeme rağmen aradan geçen zamanda birçok eksik ve yanlış olduğunu fark ettiğim için, muhtemelen…
2005…Yakın gözükse de uzak bir yıl. Çanakkale’de, üniversitede ve kendi evimde ilk yılım. Sabahları dağıtımını yaptığım yerel gazetenin ofisine gelen bir davetiyeyi patronum bana veriyor. “Sen gidersin” diyor: Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde Selva Erdener adında bir sopranonun konseri. Resmi ağızla 90.Yıl Gösteri Merkezi’nde, biz oraya “çadır” deriz. Dört dörtlük Klasik müzik dinleyicisi değilsem…
     Sanat ürünlerinin, sıradan şeylerden en güzel farkı; bazen ne anlattığı değil ne hissettirdiğidir. Anlamadığımız, yabancı bir dilden dökülen melodilere kendimizi kaptırışımız da, sözleri olmayan enstrümantal şarkılarda kendimizce bir şeyler hissetmemiz de bu yüzdendir.        “Bu yüzden” demişken (bilinçli değil, konu böylece buraya bağlandı), hem benim hem de müzik piyasasının son birkaç aydır sıkça adını…
Alanya/Antalya merkezli çıkıp uluslararası dağıtımı yapılan GüncelSanat Dergisi’nde, Koray Sarıdoğan imzalı “Yeraltı Edebiyatı’na Giriş-Azil ve Dövüş Kulübü Karşılaştırması” başlıklı makalenin yayınlanan ilk bölümü:   (Derginin Künyesidir…) (Pek çok dipnot vardı fakat bu sayıya koymamışlar, belki ikinci bölüme…Bilginize…) KalemKahveKlavye
“İntiharımı fenne tatbik edeceğim; şiryanlardan birinin geçtiği mahalde cildin altına klorit kokain şırınga edip buranın hissini ibtal ettikten sonra orasını yarıp şiryani keserek seyelan-i dem tevlidiyle terk-i hayat edeceğim. Kan akmakta iken her zaman şiryani sıkıca tutarak vesair tedbire müracaat ederek, muhafaza-i hayat mümkün olduğu halde azmimden nükul etmeyeceğim! Şairler söz ile pek çok kahramanlık…