theme-sticky-logo-alt
Kategori / Filtre Kahve | İnceleme
“Hepimiz, Tanrı’nın sureti olarak yaratıldık. Hepimiz. Hepimiz… Ömrümce ayrımcılığa karşı savaştım. Hepimiz Tanrı’nın suretiyiz. Siyah, beyaz ve kahverengi… Erkek ve kadın. Hepimiz, hepimiz… Afrikalı, Avrupalı, Asyalı ve Amerikalılar… Hepimiz, hepimiz… Lezbiyen, gey veya heteroseksüeller. Hepimiz…. “ – Desmond Tutu 133 ülke gezen seyyah Serdar Nazım Kölürbaşı, Japonya’nın ardından bu kez rotasını Güney Afrika’ya çevirdi. On bir...
Müzik – mekân algısı genelde akustik bilimiyle alâkalı bir düşünce yaratsa bile sanırım 30-40 yıldır müziğin sunum ve aktarım şeklinde görsel olarak da etkili olan en önemli unsurlardan oldu. Özellikle video klip destekli müzik sunumlarının, dinleyici üzerindeki tüm algılarını iyi veya kötü yönde değiştirdi diyebiliriz. Müzikte görsel amaçlı video kliplerin mekân kullanımı her ne kadar...
Mayıs ayında uzunca bir masaya kurulmuş sohbet eden bir grup insanın arasındaydım. Orada bulunma amacımız Koray Sarıdoğan ve Yazım Kılavuzu ekibinin organize ettiği Edebiyatta Alternatif Türlerin Yükselişi üzerine konuşmak, görüşlerimizi dile getirmekti. Korku, bilimkurgu, fantastik kurgu ve polisiye yazarları, editörler ve en çok da okurlar olarak orada, masadaydık. Uzun sayılabilecek bir zamandır bu işlerle uğraşıyordum....
Yeni Nesil Yazar Platformu Yazım Kılavuzu işbirliğiyle hazırladığımız ikinci dosyayı sunmaktan mutluyuz. Hazırlama aşaması bizim açımızdan öğretici ve ilham verici olan bu dosyadan tüm edebiyat severlerin de verim almasını dileyerek söze başlayayım. Böyle bir dosyaya neden gerek duyduk? Nitelikli edebiyat üretimi sadece yazarın omuzlarında sanılır. Oysa yeterli değildir bu. Yayıncının ve okurun da yükü en...
Doğu Yücel, sadece 2000’ler sonrasını değil, öncesini de yakalayan ve her iki dönemde de farklı mecralarda, farklı türlerde eser veren yazarlardan. İlginç bir şekilde yaşlanmadığı için halen “genç yazarlar” arasında sayılsa da kaleminin olgunluğunu özellikle Can Yayınları’ndan çıkan son kitabı “Kimdir Bu Mitat Karaman”la ispatlayan Doğu Yücel’le, gerek kendi deneyimi gerek genel notlarıyla yazar-yayıncı-okur ilişkisini...
Bedenin coğrafyasında politik olanla erotik olan sürekli yer değiştirirler. Bir yerde bastırılan şey, aynı anda sonuna dek yaşanan ve hatta tüketilen şey haline gelir. Tıpkı gizil kılınan şeylerin aslında birer göstergeler imparatorluğu yaratması; tabuda saklı şölen ya da takıntı ve teşhir gibi. Aktöre ve inanç alanına yaslanarak her coğrafya da kendine menkul kurallarını kuran kamusal...
Kitap okumayı oldukça seven, kendim de öyküler yazan biriyim. İncelediğim çevirilere girmeden önce, çeviriden ve iyi çeviriden ne anladığıma değinmek istiyorum. Çeviri bana göre sadece bir kitabı çevirme işi değil, bir yeniden yazma işidir. Çevirmen kişisi kendi seçtiği ya da yayınevinin ona verdiği eseri alır ve yeniden yazar. Ve bana göre Türkçeye çevrilen eserlerdeki en...
Bir tarafta Sosyal Bilimler, Doktora ve Türkiye kavşağında okumak zorunda olduğu kitabın bedelini dahi karşılayamayan yazar adayları; diğer tarafta ise bu işe nereden bulaştığını her fırsatta sorgulayan, ancak kitap sevgisini içinden atamayıp “Yatakta Akrobasi Tavsiyeleri”, “Kocişimizin Göbüşü İçin Pembiş Tarifler” gibi hayatta kalmamızı kolaylaştıran kitapları neşreden, kalbi bin parçaya bölünmüş yayıncılar… Burada yapılan eleştiri, itham...
Görsel: Frances Bongiorni Geçtiğimiz aylarda Bukowski’nin oldukça güzel hazırlanmış resmi internet sitesinde gezinirken çok güzel başka bir siteye rast geldim. BU SİTE, daha doğrusu bu siteyle birlikte açılan uygulama, 1913’ten günümüze doların enflasyonunu gösteriyor. Ve zaman çizelgesinde Bukowski’nin yayımlattığı hikâyelerden aldığı ücretlerin üzerine bu linki eklemeyi de ihmal etmemişler. (İlk hikâyesinin telif değeri 25 dolar)....
J.J.Rousseau, uzaktan bakıştığımız, kendisine karşı mesafemi hiç kaybetmediğim, benim için  “Batıcılık” ve “Beyaz Avrupa”  felsefesinin sembol isimlerinden olmuştur.  “Toplum sözleşmesi” , “Bilim ve Sanatlar Üzerine” eserlerini uzun zaman önce okumuştum. Bu eserler için uzun uzun yorumlar yapabilirim ama bunlar karşılaşılmayan türden yazılar olmayacaktır. Bugün özellikle bahsetmek istediğim, şu an masamda duran ve yakın bir zamanda...
Susuyorsak masum muyuz? Üstümüze kat kat giydiğimiz kimliklerimize tezat bir yaşantımız hiç olmadı mı? Hiç yasakları düşünmedik mi? Ne kadar cesuruz ve ne kadar suskunuz? Stephan Zweig’ın “Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat”ini okurken bunları düşüneceksiniz. Tanıdığınızı sandığınız kişilerin neler yaşamış olabileceklerini sorgulayacaksınız belki de. Başka birini kendinizle özdeşleştirip içinizdeki bilinmeyeni haykırmak ve yüklerinizden kurtulmak...
Türkçedeki dördüncü Patti Smith kitabı “Adanmışlık” öncekilerle aynı adresten, Domingo Yayınları’ndan çıktı. Patti Smith’in, klişe de olsa sanata adanmış demekten geri duramayacağım hayatı ve okumaya, düşünmeye, üretime disiplinlerarası bakışının en yeni ürünü olan Adanmışlık önceki kitaplarla benzer noktalara sahip olsa da kurgu ve üslup itibariyle farklılıkları var. Çoluk Çocuk, M Treni ve Hayalperestler‘deki otobiyografik içerik, burada yerini “Neden yazıyorum?”...
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1

Bu kapanacak 0 saniye