15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
Onur Sakarya
Bursa menşeli şiir dergisi ya da mektubu Mazruf, birinci sayısıyla okur karşısına çıktı. Editörlüğünü Nergis Yücesoy Sakarya’nın yaptığı, Muharrem Sönmez ve Onur Sakarya’nın yayıma hazırladığı dergi, aylık periyotlarla okur karşısına çıkarak hayatına devam edecek. İlk sayıya, Betül Dünder, Richard Siken, Janset Karavin, Ayfer Feriha Nujen, Gökçenur Ç., L.N., Muharrem Sönmez ve Levent Karataş, şair olarak konuk oluyor. …
Yılmış kahvehanelerde ağladım. Gecenin delirtici boşluğunda, mazgal korkutuculuğunda, Naim Süleymanoğlu videolarıyla, bir kamyonun galaksileri barındıran damperinde, yüzyıllarca, kahrederek, rüzgâr vurdu ben ağladım; yürüdüm, bakışlara teğet geçerek, sızlayarak, uzayı ısıran dişlerimle, karanlık ağzımla, bugün ağladım, deniz içime yas çiçekleri bırakırken, demir alan gemilere lanet olsun! Sesler kalbime çöktü, mezar taşlarına sarılıp, bütün yangınımla, atlarla ağladım, kanlarla…
Ömer Doğan Sakarya’ya… Dün az kalsın yönetime el koyuyordum baba Sen hastanede uzanmışken 1948 model kalbinle biraz kızıl yatağına Bir gelincik tarlası gibi açıldı gözlerin hayat dizisinin yeni sezonuna Dün sabun çiğnedim baba Demli çayhanelerle sınandım Rutubetli kayıklarla Sanki hiç fatura ödemedim Sanki hiç bisiklete binmedim Sanki hiç kıra gitmedim Sanki hiç pişti yapmadım gibi…
Şiirle ve ilaçlarla unutmaya çalışıyorum, tarihimin en tuhaf çarpışmasını, çünkü ben tekliği yaşadım. Korkunçtu, harikaydı, aşktı, şuydu buydu, bu çıldırmış uçakların eve dönüşü gibiydi. Sonra rahatladım. Orada bir hastane koğuşunda, benle sürekli güreşen nevresim takımlarının ve yorganların arasında, ruhun yapıldığı maddeye gömüldüm. Sonra çiçekle silah aynı anda beynime kiracı çıktı. Gerçek bulandı. Kendimi kendimden korudum.…
Uzun dudaklar gibi kan rengi bir şarkı iner mahallenin kıvrımlarından, bir Mersin güneşi Yaktığın her kelime bir fotoğraf gibi çakılır gök pencerelerine, kırılır anlam Bir zehri kusar yüzüne karanlık bıyıklar, pavyonlar yanarken Uzanır ellerine mikrofonlar ve alkışlar ve sarı çığlıklar Saçların çok geniş günahları örter, bir sabahın anlamsızlığını örter Gidersin sonra yine gidersin Peşinden gelir…
Yazılarına ve şiirlerine KalemKahveKlavye’de de yer vermekten mutluluk duyduğumuz Onur Sakarya’nın yeni kitabı Külüstür Metinler, Düşülke Yayınları etiketiyle yayımlandı. Arka kapaktan: Onur Sakarya hayal kurmuyor, sanrı da görmüyor. Gerçek hayatı elekten geçiriyor sadece. Elekten aşağı süzülenlerle eleğin üstünde kalanları asla birbirine karıştırmıyor. Elekteki tortuyu hiç acımadan, içindeki bütün sahte yüzlerle, sahte sanatlarla, sahte hayatlarla birlikte…
Bu akşam, bu akşam, duvarlarla beyaz kadehlere başladık Bu akşam işte, bir terzi dikkatiyle söktüm göğsünden kalbimi Sonra oturma odaları sustu, ama kumandalar bulundu, zafer senin Çıldırdım, yavrusunu yuvasında bulamayan bir arı kuşu gibi Merhaba çivi delikleri, çatlak sıvalar, tütünlü perde Duvarlar. O duvarlara çaktığımız uzun sessizlikler… Bu akşam, bu akşam, intiharları önemseyen bir sağanak…
Bugün çok kara ve yalnız trenlere uçurtma attım Biliyorlardı, çok yalnız ve kara trenlere uçurtma atmak, İki kalbin kan kusarken vedalaşması gibi bir şeydir Ruhları bozkırın içine çeken sanki sonsuz raylar, Balkonu denize açılan evlerde sürekli bir ıslaklık halidir Ellerimle, bu ellerimle, gökyüzünde atlara yer açtım Biliyorlardı, bir kısrak geçişinin makûl miktardaki sarhoşluğu, Göçebelerin fısıltılarıyla…
Sırıtma lan Sazan İsmet! Bu gayrimeşru seni de götürür maazallah Sırtını yasladığın makinalar, evini siler süpürür maazallah Kendini dağ sananlar kirazlara gübre oldu Dallarımdan duman yesin ağbiler, bu hayatın .mına koyayım, desin ağbiler Elbet kışı bahar götürür   Bu yeryüzü ne ağbiler gördü Güneşe silah çekeninden sor beni Durmadan dalga malga sordu Damlarda çevirip bıkanından…