theme-sticky-logo-alt
Kategori / Sert Kahve | Edebiyat
Müşteki’nin ilk bölümü için TIKLA Her şey tam o konuşmanın ortasında başladı. Hiçbir sağlık problemi yoktu aslında. Koşarken tıkanıyordu ara sıra ama onu sebebi de içtiği sigaralardı. Başka bir şey değildi. Bana bir şeylerin ters gittiğini söyledi. Derken sandalyesinden kalkıp, odanın içinde kendini oradan oraya atmaya başladı. O andan itibaren kendimi kaybedip koşarak aileme haber...
(İşbu hikaye iki bölüm olup, ikinci bölümü 21 Eylül akşamı neşredilecektir.)) Araştırmacı Bay … M ’nin defterinden: “Soyları ta Osmanlı dönemine dayanan iki ailenin hikayesi, şu sıralar son derece ün kazanmıştı. Müşteki ve Arşın isimli bu köklü ailelerden, Müşteki olanı saray ressamı, Arşın olanı ise padişahın terzisiydi.  Adı sanat tarihi kitaplarında geçmeyen Müştekiler’in, fotoğraf gerçekliğine...
Fakat işte sistem, günü geldiğinde hepimiz için işlemek ile mükellef bir mekanizma olduğundan; Selin evlenmek istiyorsa eğer, Ahmet’in yapabileceği pek de bir şey yoktur… Başına aniden gelen bir durum gibi söylemişti bunu. Sanki olan biteni engellemek için yapılacak son şey onu aramakmış gibi bir heyecan vardı sesinde. Biraz nefes nefese, hiç hal hatır sormadan, fakat...
 Dilimin kemiğini köpek yavrusu yedikten sonra kekemeliğim geçti. Adına sadece “Köpek” dediğim o yavru, yalnızlığın dibine kadar havladı ve öldü, ağladım ama geçti… “Hiç bu kadar aşağılanmamıştım!” Kendi sesimden çıkana bir an inandım bakkalın çırağı kadar. Kapıyı kapatınca kahkaha çınladı duvarlarda. Neden öyle dedim sahi? Boş ver… İçeriden adam sesi geliyor, birisi kendini yatağımda unutmuş!...
Gözlerinin kahverengi olduğundan adım gibi emin olduğum bebeğimi görmek istedim hemen. Kahverengiydi. Annesi ne kadar değişmişti, ama gözleri aynı yeşildi.  Uyandığımda bebeğin gözleri yeşildi -ki normalde kahverengidir. Benim bebeğim. Hemen o’nu aradım, bu sabah bebeğe bakarken aklımın orta yerine düşen kişiydi kendisi. Sonuçta bebeğin babasıydı. Ara sıra arayıp nasıl diye sorabilirdim o halde. Telefonu mutsuz açtı, ne...
Edebiyat dergileri alanında, online yayın yapanlar içerisinde bir dönem Kalem Kahve Klavye etiketi ile sayısız yazar, çizer, fotoğrafçı, grafikerin katılımının yer aldığı  4k-Dergi arşivinin tamamı aşağıda. Kısa hikayeler, makale, inceleme, şiirler, denemeler gibi pek çok türde kalem oynatılan Kalem Kahve Klavye Dergi ‘nin ilk döneminde aynı isimle çıkan 9 sayının ardından “Elfaz” adında 2 sayı...
Sabahın ilk ışıklarında metrobüs, Ortadoğu ‘dur. Bach çölü inletir. Şuursuzca yere tükürenlerin arasında işe doğru giderken omzuna dokunur. Dost zannedersin. Eldir. Elinden tutar. Güle oynaya çeker seni. Seve seve gidersin peşinden. Caddeler açılır kulağında, beynin şehir olur. Sabahın ilk ışıklarında metrobüs, Ortadoğu ‘dur. Bach çölü inletir. Şuursuzca yere tükürenlerin arasında işe doğru giderken omzuna dokunur. Dost zannedersin. Düşman da değil. Hayalet. Herkes evine çekilir...
İşte o günlerde anlamıştım işlenenin, yaratılandan daha değerli olduğunu. Tanrı tarafından bize sunulmuş bir balık, insan tarafından bize sunulmuş bir cam fanustan daha değersizdi. “Şeytan işletmeci, İnsan müşteri…” Ticaret ve popüler kültür salgını üzerine söylenmiş güzel bir söz dizisi. Söz dizisi ifadesi ise son derece alengirli olduğu için cümle deyip geçmek en iyisi olabilir. Her...
Hükümdarımız Saranzaya’nın keyfi yerinde. Avrupa’yı Osmanlı’dan önce ele geçirmek istiyor. Dünyayı insanların değil farelerin yönetmesi gerektiğine inanıyor. Bunun daha adil bir yönetim şekli olacağının farkında. (Yazan: Emel Keleşoğlu) 1666 Bu yolculuğu istememiştim. İyiden iyiye zayıflamış, bu meşum savaşın karanlık askerlerinden biri olmaktan yorulmuş, ailemi kaybetmiş ve vicdanımı hatırlamadığım bir yerlerde bırakmıştım. Son yolculuğum olurdu belki, bilmiyorum. Belki...
Uykuyu öldürdüm, şimdi morarmasını bekliyorum rüyalarımın. Gömeceğim hepinizi!    Göğsüm sıkışırken, Ölüyorum ben… Gençmişim daha, bok ağızlılar öyle diyorlar. Neden morarıyorum o zaman? Tenim terimden akıyor, görünmeyen kadınlar doğuruyorum. Hepsi benden daha güzel… Sonra izin vermiyorum büyümelerine! Bacaklarımı açsam kayacaklar ya, ben tuttukça huyumdan çıkıyorlar dışarı. Bir adamı mahvediyor biri, tırnakları kırmızıya boyanmışken aşık oluyor....
Onun ölmesi, sadece bu hayatta kavuşabilmemizi güçleştirmişti. Bizi bekleyen koca bir cennet vardı ve o cennetin yolu da çalıştığım çağrı merkezinden geçiyordu. Düzeltmek gerekirse: Çalıştığım çağrı merkezinin çatısından. Cep telefonu icat edildiğinden beri günlüğüme yazdığım ilk kelime oldu bu. Cep telefonları piyasaya çıktığında henüz okuma yazma bilen bir birey olmadığım, günlük olarak yazdığım ilk satırlardı...
Sana diyorum devlet. Adam gibi ol… Bağırıp çağırmana ses çıkardığımız yok ama nefretini kusma üzerimize sadece. Hiçbir şey bilmiyorsan Mahmut Hoca gibi bak yeter. Neo ’nun metroda artık ajandan kaçmamaya karar verdiği yerdeyiz anlasana sevgili kardeşim TOMA. Onların Morpheus ‘u varsa bizim de Davulcu Vedat ’ımız var, gör. Vietnam’da sokakta bir isyancının kafasına kurşunu sıkan...
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1