theme-sticky-logo-alt
Yazar / KalemKahveKlavye
   “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Zihnini temizlemeye çalışırken birçok oda bulacaksın; tozlanmaya mahkum edilmiş bir çok şey olacak o odalarda! Toplayacaksın, büyük bir merakla açacaksın içini hepsinin. Belki ilk aşk, ilk heyecan; ilk acı, ilk hüsran… İçinden Dışına Yolculuk ‘YOR’da...
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Aynı sahnede süregelen birden fazla, ikiden az rollere takılıp kalmış bir hayata dair ne varsa… Ne varsa sergileniyor; mekan aynı, zaman ayrı. Bazen göz açıp kapatmak kadar kısa, bazen ise bir nefes alıp vermek kadar...
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir.  Dönülmez akşamın ufkundayız! Vakit çok geç… “Falan”lara “Filan”lar eklendiğinde bitmiştir çoktan cümle. Uzlaşmaya çıkan yollara “Neyse“ler konulmuşsa gizlice, patlar en güçlü kelime bile… Efkârına bir kez zerk edilirse şüphe; keş olur her bir düşünce! ....
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Karanlık ilerlemekte… Göz gözü görmeyinceye dek! Her gün doğumunda Ra, Set’i yenecek. Bu böyle sürüp gidecek… Ağır ağır gelmekte üstüme karanlık… Gözlerimi açıncaya dek! Yıllardır kapalı olan… Ben… Uyumakta olan! Uyan! Akrep yelkovana kafa tutmakta,...
Sakarya Üniversitesi ekolünden akademisyen dostlarımızdan Neşe Demirdeler ve Erdem Dönmez tarafından kaleme alınan Albert Camus ‘nün Yabancı eserinde “Saçma” kavramı incelemesini yayınlamamıza izin verdikleri için teşekkür ederiz. Varoluşçuluk Varoluşçuluk kavramı üzerine çeşitli tanımlamalar vardır ve Heidegger ya da Sartre’a göre varoluşçuluğun net bir tanımı yoktur. Bu, herhangi bir düşünce okuluna bağlı olmayan, inançlar sistemini yetersiz gören, gelenekçi felsefeyi küçümseyen düşünürlerin ortak...
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Başladı insanın ilk dersi: Savaş! İlk önce egonla… Sıkıca kavradı, son kez baktı yaşamakta olana; Taş çıktı elden, düştü başa! Yerde yatan beden soğuk, ayaktaki sıcak… Ama ikisi de bir daha ne gülecek, ne de...
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Tanrıdan gelecek o işareti beklerken, iz olmuş sanrıların girdabı bilinçaltına. Çakralarından sızan algıları bozmaktaydı bütünleşmiş o puzzle’ı. Ve tanrı… Ve tanrının ışığı, O’nun göz bebeklerinin büyümesiydi, büyüdükçe gözbebekleri, küçüldü nefes aralıklarında kalp atışları. İlahi bir...
Evine döndü. BabaZula “Ser ver, sır ver” diyordu. Fakat Baki’nin verebileceği bir tek, ser vardı.  Her şeyden korkuyordu Baki. İnsanlardan, böceklerden, duvarlardan, müzikten… Korktuğu şey, kelimenin tam anlamıyla “her şey”di. Yaşamaktan korkuyordu, ölmekten de. En korktuğu şey ise korkmaya devam etmekti. Cyesm “Betray”i çalarken müdahale etmeden dışarıya çıkmaya karar verdi, korkudan kaçmak için. Merdivenlerden inerken kapıyı kilitleyip kilitlemediğini...
“Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Labut gibi devirdiğim tabulara yolladığım bir gülle… Kendi içimde gerçekleştirdiğim devrimleri yönettiğim sihirli bir hücre… Tanrı sensin. Tanrı, bilinçaltında… Tanrı, kulağında… Tanrı, vicdanında… Tanrı,...
Geçenlerde, Burgazada’daki Sait Faik Abasıyanık Müzesi ‘nin yeniden açılacağını duyurmuştuk. Bize bu haberi, açılış gününden yazarak ileten Osman Akyol’a ilgisi ve emeği için Kalem Kahve Klavye olarak teşekkür ediyoruz. Ölümünden sonra vasiyeti üzerine 1959’da müze haline getirilen Sait Faik’in Burgazada’daki evi 2010’dan bu yana restorasyondaydı. Yapılan restorasyonun ardından, dün (11 Mayıs 2013) görkemli bir törenle...
Genç Osman, “Gökyüzü Masmavi” albümü ve şarkıları üzerine Tuna Bahar kaleminden bir deneme yazısı. Bizler tarihin ortanca çocukları mıyız, emin değilim; ancak biraz ukalalıkla şunu diyebilirim ki bizler, keşfedilmemiş kayıp bir kuşağız… Yalakaların, oyunbozanların, mızıkçıların arasına doğmuşuz. Doğru bildiğini her yerde her zaman yapanlardan olmuşuz. Bize “her doğru her yerde söylenmez” bile dediler. Tanrı aşkına!...
3 Mayıs günü İstanbul Fotoğraf Müzesi kapsamında açılan “Basın Fotoğrafçılarından 1 (1908 – 2013)” ve “Biz Foto Muhabirleri Çok Üşürdük” adlı sergiler ve foto muhabirler üzerine…    Kadırga’da İstanbul Fotoğraf Müzesi ’nde 3 Mayıs tarihinde kapılarını açan iki sergi, fotoğrafçıların arşivlerindeki fotoğrafları tekrar gün ışığına çıkardı. Bazen çok tanıdık bazen de hiç görmemiş olduğunuza şaşıp kaldığınız...
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1

Bu kapanacak 0 saniye