theme-sticky-logo-alt
Kategori / Filtre Kahve | İnceleme
Artık yayıncılık, birçoğu okuma kültürüne bile sahip olmayan sermaye sahiplerinin, önce yazarı sonra kitabı popüler yapmayı amaçlayan girişimcilerin, dünyanın ve ülkenin trendine göre kitaplar basan işverenlerin, bin bir heves ve emekle hazırlanmış dosyaları enikonu okumak yerine ahbapçılık yapan editörlerin elinde.     Yirmi otuz yıl öncesine kadar günün edebiyatını konuşacak olsaydık yazarın hayatı ve yayıncılık...
“Evet, edebiyatçı günahkar bir peygamber olduğuna inanmalıdır ve iğneyle kuyu kazar gibi sabırla kitapları okumanın yanı sıra kendini, insanlığı, toplumu ve doğayı okumalıdır.”   Çağımızın edebiyatı kısır ve sığ tartışmaların, bir yanıyla da tartışamamaların ortasında zenginleşemeden ve yükselemeden edebi nehrimize akmakta. Herkes günün yazarları ve eserleri üzerinden bilindik, farksız, alışılagelmiş tanıtım cümleleri kurmakta, edebiyat eleştirisi...
İyi edebiyat nitelikli zaman ister ve biz zamanımızı iyi kullanamadığımızda ortaya koyacağımız eserlerin de niteliği şüpheli olacaktır. Bazen bir şeyi yazmaya başladığımda büyük patlamadan itibaren ne olduysa anlatmak istediğimi fark ediyorum. “Sosyal medya” denince de böyle ama söz veriyorum, kısa keseceğim. İnternetle tanışıklığımızdan beri çeşitli iletişim ortamları oldu. BBS’i kaçırdım, ama chat (irc), icq, msn,...
Kitabı editör yapar ancak yayımcılığın rotası ahbapçılık ya da web şöhretçiliğine kaydığı için editörün bilgeliği ya da birikimi bir şey ifade etmiyordu. Özümsemek istemeyecekleri şeyleri özümsemeye çalışacaklardı; uyuşturucu ya da sokak romantizminin edebi kollarında yüzmek isteyeceklerdi. Oysa sanat hayvanlığını bir kenara bırakmışlardı. Çok eskidendi. Biz onlara hiçbir şey demedik, onlardan hiçbir şey istemedik. Sanat hayvanlığını...
Cehalet alanında niceliksel hedeflere kolayca ulaşılabilir; Yeni Sinsiyet’in birtakım hesapları, kalemleri, sayıları ortalama bir kararlılık sergileyerek çarpıtabildiği, hileli oranlar icat edebildiği, her konuda dezenformasyon ya da gerçeklik terörü uygulayabildiği biliniyor. Yeni sinsiyet tipolojisi tarafından kurgulanan tüm enstrümanların birer saat gibi tıkır tıkır işlemesine, cehalet alanının genişleyerek devasa bir cehalet ortamına dönüşmesine, işbu havzadaki dipsizlik duygusunun...
Yeni kültür politikaları her şeyi bir tüketim nesnesi haline getirdiğinden bunların “çok okunanalar, çok satanlar, mutlaka okunması gerekenler” listeleriyle yaratılan algı yönetimiyle tüketilmesi zorunlu hale getirilmektedir.   İnsanın ilk sanat yapıtı, mağara duvarlarına avını ve avı çevresinde dans ederken kendini betimleyerek çizdiği resimlerdir. O, resimleri çizerken, avlayacağı hayvanı etkileyip onu kolayca elde edebileceği inancındaydı. Daha...
Fanzincilik, özellikle son on-yirmi yıllık dönemde bir yanıyla hareketlenip güçlenen, bir yanıyla da moda deyimle gitgide “trend”leşen, dolayısıyla kimi örneklerde içi boşaltılmaya doğru giden bir iş. Yaklaşık 80’lerin sonundan 2000’lerin başına dek içerik, dil ve/veya yayımlanma yöntemi itibariyle öyle veya böyle oluşmuş bütün yerli karşıkültür/altkültür yayıncılığının 2000’lerden bugüne ağza sakız bir “yeraltı edebiyatı” başlığı altında...
Bir süre önce Everest Yayınları, Akın Çokuğurluel’in “Kırık Şeyler Ansiklopedisi” adlı romanını yayımladı. Aslen mimar olan yazar, ilk romanı “Ağlamışsan Gözlerini Gösterme Saklan Ayıp” İle Geoturka Yayınevi’nin ilk roman yarışmasında birincilik kazanmıştı. İkinci romanı “Kırık Şeyler Ansiklopedisi” de keşfedilmeyi bekliyor. Romanın sıra dışı başkahramanının annesinin ölümüyle yaşadığı sarsıntının etkileri tüm hayatına nüfuz ediyor. Romanda ilk...
Aydın Şimşek imzalı roman Kopuk ve Hiç Destek Yayınları‘ndan çıktı. Kitabın incelemesini KalemKahveKlavye için Sülbiye Yıldırım yazdı. Aydın Şimşek, hemen hepsi ödül almış olan şiir kitapları, genel yayın yönetmenliğini yaptığı ‘Deliler Teknesi’ isimli edebiyat dergisi, yürüttüğü yaratıcı yazarlık atölyesiyle edebiyatın içinden olan bir yazardır. Sanat ve İktidar, Yaratıcı Yazarlık ve Deneysel Düşünme, Hızın ve Devrimin...
Şu günlerde dördüncü yıl dönümünü geride bıraktığımız Haziran direnişi,  kadim Anadolu coğrafyasının başkaldırı tarihinde sahip olduğu önemi bir yana; yarattığı fikir ve eylem alanıyla siyasetten uzak bir neslin kendilerini ifade edebilmelerin de önünü açmış, sınıf siyasetinin yanında kimlik ve aidiyet gibi konuların da dile getirilebilmesine olanak sağlamıştı. Batı kökenli aydınlanmacı modelin Ortadoğu gelenekçiliği ile çatıştığı...
Emrah Serbes, 2015 yazında, sosyal medya denilen mecrada, “Yazarlığı bıraktım. Her gün çocukların öldürüldüğü bu ülkede ne yazabilirim. İki sene sadece boksla ilgileneceğim.” diye bir paylaşımda bulununca, hatırlanacaktır, epeyce tepkiyle karşılaşmış, sonrasında, bunun mümkün olmadığını, içkiliyken böyle bir şey yazıverdiğini söylemişti. O günün koşullarında beş tane kitabı bulunan birinin kafayı çekip kamuoyu huzurunda böyle şımarık,...
  “Olmak ya da olmamak, işte tüm mesele bu.” “Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu!” “Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?” Cümleler farklı noktalama işaretleriyle bitse de tartışılan konu aynı. William Shakespeare’in, Hamlet’in ağzından, 1601 yılında dünyaya bıraktığı bir saatli bomba… XIX. yüzyılda Søren Aabye Kierkegaard’ın, Friedrich Nietzsche’nin, Fyodor...
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1

Bu kapanacak 0 saniye