theme-sticky-logo-alt
Kategori / Filtre Kahve | İnceleme
“Her çağın edebiyatında o çağın ruhuna uygun bir moda karakter/egemen karakter vardır.” Hippolyte Taine  Türkiye’de 1950 yılında yapılan seçimle, uzun yıllar süren tek partili yönetim son bulmuş, Demokrat Parti iktidara gelmiştir. Bu durum siyasal alanda olduğu kadar, toplumsal bağlamda da dikkat çekici değişim ve dönüşümleri de beraberinde getirmiştir. DP önceliği ekonomik kalkınmaya vermiş, CHP döneminde...
Yeşim Doran “Ayna Ayna” kitabıyla edebiyat dünyasına ilk adımını attı. Küsurat Yayınları etiketiyle raflardaki yerini alan öykü kitabına kısa bir kahve molası sırasında başladım. “Bağbozumu” öyküsünü bitirdikten hemen sonra da kahve molamın süresini uzatma kararı aldım. Kitaba ismini veren son öykü “Ayna Ayna”yı bitirene dek ise geride bıraktığım sürenin farkında değildim. Her gün birkaç öykü...
Umberto Eco, James Bond romanlarını incelediği Fleming’de Anlatısal Yapılar adlı makalesinde, Bond romanlarının geleneksel masallarla benzer arketipal ögelere sahip olduğunu söylüyor. Eco’ya göre: Gizli Servis şefi M kraldır. Bond da kralın görevlendirdiği şövalye ya da Uyuyan Güzel’i öpüp, kurtaran prens. Genelde KGB destekli milyoner suç dehalarından oluşan düşmanlar ise prensesi şatoya hapsetmiş canavarlar: Hugo Drax,...
Çok uzun zamandır yerli edebiyatın -özellikle romanın- üzerinde bir kabus dolaşıyor: “Kusarak yazma” kabusu… Roman türüyle tanıştığımız Tanzimat devrinde, türün olgun eserleri verilmeden önceki örneklerde anlatıcının bizzat yazar olarak karşımıza çıkması gibi bir acemilik safhası vardı. Olayların içinde bulunmayan üçüncü tekil anlatıcının bir şeylere canı sıkıldığında, olaylarla, kahramanlarının yaptıklarıyla ilgili yorum yapmak istediğinde hikâyenin içine...
Edebiyat dergilerinden sinema dergilerine, müzik dergilerinden yeni bir tanım olarak “atölye” dergisine; yeni yayın dönemi, mevsim yüzünü kışa döndükçe yeni dergilerle hareketlenmeye devam ediyor. Dergiler, edebiyatın ve yayıncılığın “atom karıncaları” olarak her zaman ilgi görmüştür. Gerek yayımlayan gerek okuyan açısından. Ne var ki ortaya özgün bir içerik ve duruş koyup uzun yıllar boyunca devam edeni,...
“Üst tarafları kadındır onların ama alt tarafları hayvan; bellerinden yukarısı tanrılarındır ama aşağısı şeytanın… Cehennem, zulmet, kükürt kuyuları, alev alev ateşler, kaynar sular, pis kokular hep, hep oradadır…” Okuduğunuz satırlar Shakespeare’in Kral Lear isimli tiyatro oyunundan. Kanlı Teneke, dördüncü sayısının önsözünde cadıların betimlendiği bu replik ile okuyucularını selamlıyor. Özenli bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan...
Genç bir yayınevi olmasına rağmen vizyoner işleri ve profesyonel yaklaşımıyla özgün bir alan açan hep kitap, farklı serileri içeren koleksiyonuna bir süre önce “Atölye” serisini de ekledi. Son yıllarda Türkiye’de popülerleşen, popülerleştikçe de suistimale daha açık hale gelen Yaratıcı Yazım alanında, önümüzdeki süreçte akademik anlamda bir kurumsallaşmaya gidileceğini öngörmek zor değil –her ne kadar bu...
İnsan hayatı için 12 yıl oldukça uzun bir süre. Öyle bir iş düşünün ki aradan bunca zaman geçmesine rağmen tekrardan filizlenip bir araya gelsin. İşte tam burada devreye Barış Karahan girdi ve yıllar süren kopukluğun ardından Alien Planet’i yepyeni fakat halen 12 yıl öncesine dayanan samimiyeti ile tekrardan bizlerle buluşturdu. Fanzini incelemeye başladığımda son sayfasına...
Sausser’e göre dil; bireydeki konuşma yetisinin kullanılabilmesi için, toplumsal yapı aracılığıyla kabul edilen anlaşmalar ve uyuşmalar bütünüdür. Yani dil toplumsal bir kurumdur. Toplumu oluşturan bireylerin ortak dili, bireyin dışındaki verilerin toplamıdır. Bu veriler aynı zamanda bilinçdışını da oluşturur ve Sausser’in dil felsefesinde ‘’gösterge’’ olarak adlandırılır. Göstergeler var oluşunu gösterenlerle tamamlarlar. Toplumu oluşturan bireyler olarak gösterenler...
Alakarga Yayınları, güncel dünya edebiyatının incelikli eserlerini Türkçeye kazandırmaya devam ediyor. Kendi ülkesinde de çoktan dikkat çeken Bjørn Rasmussen, külliyatının ilk yayımlanan eseri “Ten, Organları Sarıp Sarmalayan Elastik Bir Kılıftır” ile Türkçede. Hem yeteneğini, hem de aldığı eğitimini son derece net hamlelerle konuşturan Rasmussen, 2007’de Danimarka Yazarlar Okulu’ndan mezun olmuş ve 2011’de yayımlanan bu ilk...
Mustafa Becit’in ikinci romanı “İnsan Çürümeye Başladığında”, Küsurat Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Genç yazar, okurlarına her bölümde farklı bir ruh hali ve sayfalar ilerledikçe değişecek teoriler, yıkılacak önyargılar sunuyor. Son dönemde okuduğum en heyecan verici ve sürükleyici roman olan “İnsan Çürümeye Başladığında”yı, Kalem Kahve Klavye okurları için inceledim. Roman, henüz giriş bölümüyle birlikte okurun kendini...
Kişisel olarak yapmamayı tercih etmek ya da herkesçe tercih edileni yapmamak; çağdaş denilen tüm toplumsal formasyonlarda olanaksızlaşan bir eylem; üstelik her konuda. Çalışmak, üretmek, konuşmak… ve en kötüsü de yaşamak zorundayız. En kırılgan olduğumuz yer, aynı zamanda en güçlü olmak zorunda kaldığımız yüzeye denk düşüyor. İlkelerimizi faydalara, hassasiyetlerimizi umursamazlıklara, düşlerimizi hedeflere değişiyoruz; hem de ikincilerin...
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1

Bu kapanacak 0 saniye