theme-sticky-logo-alt
Kategori / Taze Kahve | Haber
Kalbim sevgili… o duşta şimdi, temizlenip hazırlanacak. Ve bir daha asla rimelini yüzüne akıtmayacak!  İntihar eden kadının cezalandırılması yazılarımda… Harflerin kanı çekildi, ben sigara yaktım. Çırılçıplak cansız bedenin az sonra moraracak dudaklarında kahvem. Teşebbüs edip defalarca caydığım aklımı bu nisada buldum.  Özenmedim… Binlerce gazete kağıdına adımın meze olup oradan da üstüne kusulmasını istemezmişim. Ya da...
Ne zaman suskun olsam Üzünçlü olsamGelir bir kuş dalıma konarGagasıyla şakıyışlar taşırAlır götürür hıçkırıklarımı. Bir yelkenli uzak maviliklerden“Gel” der,Bilirim ki üzerinde bir yolcu el ederGitmemBilirim bu şehir benleBurada sevdiklerim yatılıCanlı ve cansızKuşlarla örtülüBilirim ki gidememGöbek bağım buraya gömülü. Kalkar kapatırım pencereleriPerdeleri ardına kadar çekerim.İçimde bir erguvan solar.Ben sulamaya devam ederim.
“Size farklı bir diyardan sesleniyorum. Burası, genişliğine var olduğumuz zamanın teknoloji yeterliliklerinin karar verdiği bir ekranın ardı. Kimileriniz yazma işi zevkinin doruklarına kaleminiz kağıda sürterken ulaşıyorsunuzdur hala, ya da kimileriniz –büyük çoğunluk gibi- bilgisayarının klavyesinin her bir tuşuna vurduğunda çıkan o tıkırtıda. Olduğum yer farklı. Olduğum yer belki de, nesillerimiz arasındaki o koca boşlukların en...
Mezarında “Gelişmekte olan ülkemizde orta yaş sayılan 60 yaşında gömüldü, ama zaten 30’unda ölmüştü” yazacak. Ağlayanlar arkandan, kararında yaşadı deyip az üzülecekler. Kararında. Adet sancısı çekerken yirmi günde bir, ılık suyla duş alacaksın. Ne çok sıcak ne çok soğuk. Tam kararında. Hayatta hiçbir şeyin aşırısı makbul değildir. Kendine ofisli mofisli, gökdeleninden kuleler, köprüler, yalılar, malikaneler...
Fransız yazar Jean Echenoz tarafından yazılan, nam-ı diğer Çek Lokomotifi koşucu Emil Zatopek hakkındaki “Koşmak” adlı kitabın Gezginci Erdem kaleminden çıkan kitap incelemesi. Tekdüze başarı algısının Emil Zatopek’in karakteri ve Jean Echenoz’un kalemiyle yıkılması hacimsel olarak küçük kalan kitabın devrimsel olduğunu kanıtlıyor. Nefes nefese bir hayat. Aynı tempoda bir anlatı – roman: Koşmak. Fransız yazar...
Tanıştınız mı sürünemeyen yılanla? Tanışamazsınız çünkü tanışmak, gitgide içine girmektir tanıştığınız hayatın. Tanışmak istemezsiniz çünkü kıskaçlı yengeçlere, iğneli arılara, kokulu çiçeklere, orantılı bedenlere, yuvarlak gezegenlere, cam bardaklara, metal çatallara, denizdeki dalgalara ve sair şeylere alıştı gözleriniz. Gözleriniz neyi gördüyse onun esirisiniz. Sürünmeyen yılan olur mu hiç? Ama ben gördüm, sürünmedi yılan. Yılan olarak tasarlanması yetmedi...
İçimin ebeveynleri akşam ezanından sonra salmıyorlar ki öleyim. Körebem yok, oyun değil bu… Deliriyorum ben! Toplayın bütün sokak hayvanlarını! Kaçırın masum çocukları! Yakın şehir kütüphanelerini! Annemin mezarına sereceğim çeyizimi, gelsinler görmeye. Boşalttığım sandığa babamın kemiklerini koyacağım, her sızladığında morfin basacağım.  İçimin ebeveynleri akşam ezanından sonra salmıyorlar ki öleyim. Körebem yok, oyun değil bu… Allah demeyi...
   “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Hoş geldin, Egonu kapının arkasına as, hafifle; o çok güvendiğin zırhını çıkar, savaşma benimle. Sadece sevişelim zamanın hüküm sürmediği bir yerde! Kibrini burada bırakmışsın giderken, eskiciye verdim; sana hiç yakışmıyordu… Sana yeni şeyler almadım. Ama,...
   “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Zihnini temizlemeye çalışırken birçok oda bulacaksın; tozlanmaya mahkum edilmiş bir çok şey olacak o odalarda! Toplayacaksın, büyük bir merakla açacaksın içini hepsinin. Belki ilk aşk, ilk heyecan; ilk acı, ilk hüsran… İçinden Dışına Yolculuk ‘YOR’da...
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir. Aynı sahnede süregelen birden fazla, ikiden az rollere takılıp kalmış bir hayata dair ne varsa… Ne varsa sergileniyor; mekan aynı, zaman ayrı. Bazen göz açıp kapatmak kadar kısa, bazen ise bir nefes alıp vermek kadar...
 “Egolayzır” esasen bir müzik derlemesi olup, her müzik altına Yaşar Can Özten tarafından serbest çağrışımlarla yazılmış hikayeler, denemeler ve muhtelif lirik metinlerle 8 gece boyunca sürecek bir yazı dizisi haline gelmiştir.  Dönülmez akşamın ufkundayız! Vakit çok geç… “Falan”lara “Filan”lar eklendiğinde bitmiştir çoktan cümle. Uzlaşmaya çıkan yollara “Neyse“ler konulmuşsa gizlice, patlar en güçlü kelime bile… Efkârına bir kez zerk edilirse şüphe; keş olur her bir düşünce! ....
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1