Yumruk yaptığı sağ elini sürekli sıkıp gevşetiyordu. Sokağın taşlarına bakarak ağır ağır yürüyordu. Ay tepedeydi. Astrolojiyle ilgilenseydi dolunayın kova burcunun başladığı geceye denk gelmiş olduğunu bilirdi. Ağzından çıkan duman soğukla sigara karışımıydı. Dilsiz binaların içlerinde barındırdığı hayatlardan bihaber önlerinden geçiyordu. Aslında aradığı şey taş betonların, sıvasız duvarların, kapalı kapıların ardındaydı. Herhangi bir daire kapısına gidip...
“Yaratıcı Yazarlık Eğitimi”ni masaya yatıracağımız dosyanın bu ilk bölümünde; · Yaratıcı yazarlık alanı dünyada nasıl, bizde nasıl? · Yaratıcılık ve yazarlık kavramlarından ne anlamak gerek? · Yaratıcı yazarlığın akademik kökenleri ve bugünkü durumu, başlıklarını incelemeye çalıştık. VIDEOYU BURADA İZLEYEBİLİR DİLERSENİZ SPOTIFY ve iTUNES ÜZERİNDEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ. Dosyanın sonraki bölümlerinde; · Yazmak öğretilebilir mi? · Yetenek...
Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nin Mart 2019 tarihli 117. sayısı “PERİ BACALARI” temasıyla okurlarının karşısına çıktı. Her ay farklı temada yazılan fantastik, bilimkurgu, steam-punk, korku-gerilim, polisiye gibi alt türlerde kaleme alınmış öyküleri sayfalarında ağırlayan Seçki’de yine birbirinden güzel hikâyeler yer aldı. Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nin bu sayısında yolculuğumuz Kapadokya’nın büyülü atmosferine doğru. Dünyanın hikâye anlatılacak...
KalemKahveKlavye’de “Kentler ve Müzik” serisi gibi müzik yazıları kaleme alan Özgür Atmaca‘dan yeni bir seri: Sorular. İlk bölümünü okumakta olduğunuz serinin diğer yazılarına BURADAN ulaşabileceksiniz. —Görsel: Alev Aysun Atmaca ** … Kulak ver sayfalara… Şimdi tutun, ama “Ben rehber değilim sadece yolu biliyorum,” diyen Cioran’ın elini. “Su dişidir. Sakinliği buradan gelirken, öfkesinde sığınacak liman...
Bazı cinayetler planlı bir şekilde vuku bulur. Bazılarıysa farkında olmadan işlenir. Tertemiz ciğerlere sahip bir dosta ikram edilen ilk sigara gibi. İçlerinden en kötüsüyse doğaçlama cinayetler. Fail; can çekişen maktulü kurtarmak için ambulans çağırmak ya da ona bir darbe daha vurmak arasında gidip gelirken, bazen de tanrının yahut Azrail’in, katillik sınavının sonuçlarını ilan etmesini bekler....
KalemKahveKlavye’de “Kentler ve Müzik” serisi gibi müzik yazıları kaleme alan Özgür Atmaca‘dan yeni bir seri: Sorular. İlk bölümünü okumakta olduğunuz serinin diğer yazılarına BURADAN ulaşabileceksiniz. … Nasıl bir sessizlik haliyse artık bitsin istiyor insan… En saçma haliyle gelsin tüm onanmamış fikirler… Hiçbir şey yapmadığımız boşluklar ve tüm inandırıcılığıyla karşımızda duran an. Kendini sorgulamaktan usanıp sürekli...
Adını koyamadığımız, cümlelere sığdıramadığımız, karın boşluğumuzda genleşmeye başlayan mutluluğun bedenimizi sardığını hissettiğimiz anlar vardır. Susmak gerek. Onu anlatacak kelimeler anı rendeleyerek parçalara ayırır. Bu yüzden yakaladığımız o taze bütünlük hissini tutamayız. Bir bardak suyu ellerimizle kavramaya çalışmak olur bu. Sessizliği hazmetmeliyiz. Bırakmalıyız, akıp gitmeli zaman. Zaten o yüreğimize dolup dolup taşan hissin büyük bir bölümü...
“Anlat. Bir kere daha seni dinliyorum…” dedi ve arkasına yaslandı doktor. Doktorun yaşını asla tahmin edemezdi; gözlüklerini takmadan başka, gözlüklü başka, kalem kâğıdı eline almadan başka, yazarken başka, susarken başka, konuşurken ise ürkütücüydü… parçalara bölünerek ölen insanlar tek bir vücutta birleşmişti sanki. Bu yüzden de yaşı birden fazla insandı. Birçok kez anlatmıştı, her defasında söylemediği...
Başımı senden tarafa çevirmek istiyordum. Kendimi ne kadar zorlasam da bir türlü başaramıyordum bunu. Oysa yirmi dokuz yıldır başımı sağa ya da sola çevirmek istediğimde boyun kaslarım asla emrime itaatsizlik etmezdi. Belki sadece boynum tutulmuştur. İkimiz de deli yatarız, biliyorsun. Bu yüzden ayrı yastıklarda yatmak gayet iyi bir fikirdi. Sert yastığı kimin alacağı konusu açılmadı...
Bir adım daha atacak gücüm kalmadı. Ulaştırmam gereken şu “çok gizli” mektubu yırtıp atmak geliyor içimden. Yamaca kadar güçlükle geldim fakat tepeyi aşamayacağım. İnce, kuru bir ağacın gövdesine sırtımı dayayıp oturdum. Ağaç ağırlığımı kaldırabilecek gibi değil. Kar fırtınası kurt uluması dehşetiyle korkumu büsbütün körüklüyor. Pes etmemeliyim, uyuşmamalıyım burada, inatlaşmalıyım soğukla. İnce, küçük bir sürü kar...
“Olumlu düşüncenin, maddeyi nasıl da doğrudan etkilediğini biliyor musunuz? Yoksa siz bardağın dolu tarafını göremeyenlerden misiniz? Pek çoklarınca tartışmalı olan bu konuda hâlâ pozitif düşüncenin insan yaşamına etkilerini araştıran deneyler yapılıyor. Sonuçları ne olur bilemeyiz, ama bakış açınızın sizi yansıttığı, bir gerçek! Haydi, durmayın, bir de diğer taraftan bakın! ” *** Bardağın yarısı...
Geçtiğimiz ay “MAHŞERİN DÖRT ATLISI”nı konuk eden Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi Ağustos 2018 tarihli 110. sayısında “DAKTİLO” temasıyla okurlarının karşısına çıktı. Her ay farklı temada yazılan fantastik, bilimkurgu, steam-punk, korku-gerilim, polisiye gibi alt türlerde kaleme alınmış öyküleri sayfalarında ağırlayan Seçki’de yine birbirinden güzel hikâyeler yer aldı. Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nde uçuşan tuşların sesi kulakları...
15
49.0138
8.38624
arrow
0
bullet
0
4000
1
0
horizontal
https://kalemkahveklavye.com
300
4000
1