Kurucusu olduğu Profil Kitap’taki yayıncı kimliğinin yanı sıra Türkiye yayıncılığını hem içeride hem dışarıda güçlendirmek için ulusal ve uluslararası telif hakları, lisanslama alanındaki çalışmalarıyla tanıdığımız, geçmişte Bibliyofil gibi arşivlik bir programa da imza atan Münir Üstün de dosya konuklarımızdan. Yoğunluğunun arasında zaman ayırdığı için bir kez daha teşekkür ederiz kendisine. Fotoğraf: DünyaBizim Münir Bey, merhaba....
Türkiye’de yazarlar ile yerli ve yabancı yayınevleri arasında köprü kurmak için çalışan ajansların sayısı çok sayılmaz. Kalem Ajans’ın bu alandaki çalışkanlığı ve üretkenliği malum; ama bunun yanı sıra gerek sosyal medyadaki aktifliği, gerek İTEF gibi etkinlikleriyle yalnızca sektöre değil okura da ulaşması, Kalem Ajans’a özel bir yer açıyor. Geçtiğimiz yıl Londra Kitap Fuarı Üstün Başarı Ödülleri...
Özgün yayıncılık yaklaşımı, ana akım türlere olduğu kadar alternatif türlere de yer veren portföyü ile okur tarafından sevilen yayınevlerinden biri olan Oğlak Yayınları’ndan Çiğdem Bakırcıoğlu, bir önceki dosyamız “Alternatif Türlerin Yükselişi”nde olduğu gibi bu dosyada da konuğumuz. Çiğdem, merhaba. Dosyaya geçmeden önce güncel bir soru sormak isterim: Son ekonomik gelişmelerden sonra yazar-yayıncı ilişkilerinde ve yayıncılıkta...
Nermin Yıldırım, en üretken son kuşak yazarlardan birisi. Dosyayı hazırladığımız sırada yeni kitabı “Misafir” hep kitap etiketiyle henüz yayımlanmıştı ve yoğun bir koşuşturma içerisinde bizi -bir kez daha- kırmayıp sorularımızı önemseyerek cevapladı. Özellikle yeni yazar ve yazar adayları için yol gösterici ve moral verici notlar içeren cevapları için sevgili Nermin’e bir kez daha teşekkür ederiz....
Bir tarafta Sosyal Bilimler, Doktora ve Türkiye kavşağında okumak zorunda olduğu kitabın bedelini dahi karşılayamayan yazar adayları; diğer tarafta ise bu işe nereden bulaştığını her fırsatta sorgulayan, ancak kitap sevgisini içinden atamayıp “Yatakta Akrobasi Tavsiyeleri”, “Kocişimizin Göbüşü İçin Pembiş Tarifler” gibi hayatta kalmamızı kolaylaştıran kitapları neşreden, kalbi bin parçaya bölünmüş yayıncılar… Burada yapılan eleştiri, itham...
Görsel: Frances Bongiorni Geçtiğimiz aylarda Bukowski’nin oldukça güzel hazırlanmış resmi internet sitesinde gezinirken çok güzel başka bir siteye rast geldim. BU SİTE, daha doğrusu bu siteyle birlikte açılan uygulama, 1913’ten günümüze doların enflasyonunu gösteriyor. Ve zaman çizelgesinde Bukowski’nin yayımlattığı hikâyelerden aldığı ücretlerin üzerine bu linki eklemeyi de ihmal etmemişler. (İlk hikâyesinin telif değeri 25 dolar)....
Bir yayınevi için “yatırım yapılacak yazar”ın ölçütleri neler? “Yatırım” kelimesini yayınevi-yazar ilişkisini ele alabileceğimiz bir kavram olarak görmüyor ve kabul etmiyoruz. Burada ifade edilmek istenen bir yazarın kitabını yayınlamaya karar vermek, uzun erimli bir ilişki kurmayı hedeflemek, okurunu bulmasını sağlamaya çalışmaksa bunun tek bir ölçütü var: Metnin niteliği. Bu ölçütlerde edebi değer mi, ticari...
İnfografiğin orijinali, 2015’te University of Virginia kütüphanesi tarafından hazırlanıp yayınlanmıştı. “Yasaklı Kitaplar Haftası” kapsamında hazırlanan infografik, farklı mecralarda yayınlanan “bir kutu kola içtikten” veya “bir BigMac yedikten sonra vücudunuzda neler olur?” türündeki yazılara atfen hazırlanmış. Kitap severlerin hoşuna gideceğini düşünmekle birlikte “Kitap okuyamıyorum” diyenler için de teşvik edici nitelikte. Kitap Okumaya Başladıktan Bir Saat Sonra...
David Bowie 1998 yılında gerçekleştirdiği bir röportajda, “kusursuz mutluluk tanımı” olarak “Okumak” cevabını vermiş. Geçtiğimiz ay kaybettiğimiz David Bowie, arkasında pek çok şeyi götürürken bir o kadar da büyük bir miras bıraktı. Sanatın ve kültürel değişimlerin birçok alanında bir ikon niteliği taşıyan Bowie, sayısız beyanında kitaplara ve okumaya verdiği önemi çok defa dile getirmişti. Ölümünden...
Okuyorum yine. Çok okumak tehlikeli denir hep Cidden öyle… Tanrı ‘yı aşağı çektim, Derdi ne diye. Onun da bildiğini sanmıyorum. “Kukla gibi oynuyorsun benle!” diye bağırdığımda, “oku o zaman!…” Dinleri yavaş yavaş reddediyorum… Ve bunu kimse bilmiyor. Ölümsüzlük fikri kulağa hoş, Bedene değil! Tanrı uzuyor saçlarımda, Tanrıyı kazıtacak cesaretteyim. İntihara gerek duymadan hayatta kalıyorum. Nasılsa:...
Özellikle sosyal ağlarda, Facebook ’ta, Twitter ’da ne kadar çok “Cemal Süreya” dizeleri gördünüz değil mi? Gerçek şu ki o dizelerden hiçbiri aslında onun değildi! “Söz gelimi okul kitaplarına girmez şiirim Bütün çocuklar anlar da” Cemal Süreya böyle sonlandırmıştı “Dikkat, Okul Var” şiirini, 29 Mayıs 1973’te. Aradan tam 40 yıl geçti, neredeyse yarım asır geçecek, hâlâ devam ediyor onun...
15
49.0138
8.38624
arrow
0
bullet
0
4000
1
0
horizontal
https://kalemkahveklavye.com
300
4000
1