fbpx
Alper Erdik
On yıl sonra onu yine görebilmek bile fazlasıyla inanılmazdı. Üstelik karşımdaydı, aynı masadaydık hatta; bir şeyler anlatıyordum, o da dinliyordu. Gülümsüyordu ara ara. Az konuşurum, daha doğrusu fazla konuşamam ben; ama o sıkılmasın diye buluyordum şimdi cümle oluşturabilecek kelimeler. Çağırırken korkmuştum, ya gelmeseydi. Geldi, şimdi çay içiyor. Aldığı her yudumda Rize biraz daha vilayete benziyor.…
Adnan Abi’yi, hayatımın bir döneminde sığınağım olan 350 no’lu ganyan bayiinde tanıdım; ağzında az sayıda diş, mütemadiyen kirli sakal; bir gün takım elbise, bir gün eski ve yırtık bir kotla. Öksürüyor, tıksırıyor bu, burnunu siliyor; pek hoşlanmıyorum Abi’den. Bizim Ali çok seviyor onu. Birlikte ortak üçlü, dörtlü kupon yapıyorlar. Ben işsizim, öğrencilik bitti. Ali’ninse okulu…
Kişisel olarak yapmamayı tercih etmek ya da herkesçe tercih edileni yapmamak; çağdaş denilen tüm toplumsal formasyonlarda olanaksızlaşan bir eylem; üstelik her konuda. Çalışmak, üretmek, konuşmak… ve en kötüsü de yaşamak zorundayız. En kırılgan olduğumuz yer, aynı zamanda en güçlü olmak zorunda kaldığımız yüzeye denk düşüyor. İlkelerimizi faydalara, hassasiyetlerimizi umursamazlıklara, düşlerimizi hedeflere değişiyoruz; hem de ikincilerin…
Emrah Serbes, 2015 yazında, sosyal medya denilen mecrada, “Yazarlığı bıraktım. Her gün çocukların öldürüldüğü bu ülkede ne yazabilirim. İki sene sadece boksla ilgileneceğim.” diye bir paylaşımda bulununca, hatırlanacaktır, epeyce tepkiyle karşılaşmış, sonrasında, bunun mümkün olmadığını, içkiliyken böyle bir şey yazıverdiğini söylemişti. O günün koşullarında beş tane kitabı bulunan birinin kafayı çekip kamuoyu huzurunda böyle şımarık,…
BirGün gazetesi Yazı Kurulu Üyesi, Bavul dergisi yazıcılarından, Yedi Yetmiş adlı çocuk edebiyat ve kültür dergisinin yönetmeni Barış İnce’nin; “Gezi’nin yıldönümünde müjde!” denilerek geçtiğimiz hafta içinde satışa sunulan Çelişki adlı kitabı dört günde tükenmiş ve kitabın yeni baskısı yapılmış. Kitapla ilgili olarak kaleme alınan bazı değerlendirme yazıları ve yazarın verdiği mülakatlardaki yoğun Gezi vurgusu sayesinde,…
Ülkemizde ve dünyada, kültür, sanat ve edebiyat faaliyetlerinin piyasaya devri veya en iyimser tespitle, piyasa tarafından yönlendirilmesi yeni değil, üzülerek belirtiyoruz; ayrıca basit, ucuz ve yoz olandan para kazanmak da öyle, bunu da biliyoruz. Fakat, artık bunun genel geçerlik durumundan çıkıp bir kaideye evrilmesi, bana, diğerlerinden daha tehlikeli ve daha korkunç görünüyor. Piyasayla; edebiyat lobileri,…
Son dönemde, beş altı yıllık bir süreci kastediyorum, kitap yayımlatmayı becerebilen tüm genç yazarların ortak yönü; “ben anlatıcı” ile kendi çelişkili “ben”lerini tuhaf imajlarla paketleyip, “kaybeden”lerin arasından seslendirdikleri şarkılarla bize bir şeyler anlatmaları oldu. Tesadüf sayılmayacağını, birbirinin kopyası pek çok isim ve eser üzerinden göstermek mümkün. Narsisistik kişilik bölünmesine sahip ve aslında hiçbirimizin muaf olmadığı…