Yapay zekâ şirketlerine karşı açılan telif davaları sürerken yayınevleri aynı şirketlerle lisans anlaşmaları da imzalamaya başladı. ABD’nin önde gelen sektör dergisi Publishers Weekly‘nin “Publishing’s AI Reckoning” başlıklı dosyası, yayınevlerinin yapay zekâ karşısında tek bir cephede durmadığını ortaya koyuyor. Bir yanda mahkeme salonları, öbür yanda pazarlık masası duruyor.
Yapay zekâ şirketlerine karşı yaklaşık 25 telif davası sürüyor
Publishers Weekly‘nin verilerine göre yazarların yapay zekâ şirketlerine karşı açtığı en az 15 dava hâlâ sürüyor. Yayınevleri de ortak hareket ederek yaklaşık 10 dava daha açtı. Bu davaların en çok ses getireni Bartz ile Anthropic arasındaki davaydı; Anthropic, yaklaşık 500 bin korsan kitabı eğitim verisi olarak kullandığı gerekçesiyle 1,5 milyar dolar ödemeyi kabul etti.
Cephe geçen hafta yeniden ısındı. John Grisham, George R.R. Martin ve Jonathan Franzen’in de davacılar arasında bulunduğu Authors Guild davasında mühürü kaldırılan belgeler, OpenAI ve Microsoft yöneticilerinin modellerin korsan kitaplarla eğitildiğini bildiğini gösterdi.
Google, Penguin Random House ve Macmillan ile ortaklık kurdu
Davalar sürerken bazı yayınevleri köprü kurmayı tercih ediyor. Google kısa süre önce Bloomsbury, De Gruyter Brill, Johns Hopkins University Press, Macmillan, O’Reilly Media ve Penguin Random House ile bir ortaklık duyurdu. Bu ortaklıkla Google Play’den satın alınan e-kitapların okurları metne doğrudan soru sorup yanıt alabilecek, kitaptan quiz ve sunum gibi çalışma araçları üretebilecek. Authors Guild’in genel müdürü de bu adımı, kitapların yapay zekâ dünyasında meşru biçimde kullanılması yolunda okur, yayıncı ve yazar için olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
HarperCollins ve Wiley’nin yapay zekâ lisans anlaşmaları
Tablonun daha önemli kısmı lisans anlaşmalarında yatıyor. HarperCollins 2024’te Büyük Beşli olarak anılan yayınevleri arasında içeriğini yapay zekâ eğitimi için lisansladığını açıklayan ilk yayınevi oldu. Üç yıllık anlaşma, katılan her kitap için 5 bin dolar ödüyordu ve bu tutar yayınevi ile yazar arasında eşit bölünüyordu. Anlaşmaya katılıp katılmamak yazarın onayına bırakılmıştı.
Akademik yayıncı Wiley ise 2024’teki ilk anlaşmasından bu yana birkaç yeni anlaşma daha imzaladı. Şirket, 2026 mali yılında bu anlaşmalardan 49 milyon dolar gelir elde ettiğini açıkladı. Wiley’nin Amazon Web Services, Microsoft, Anthropic ve Perplexity gibi şirketlerle de stratejik iş birlikleri bulunuyor.
Yapay zekâ yayınevlerinin içine de girdi
Publishers Weekly‘nin 2025 maaş ve istihdam raporunda ankete katılan sektör çalışanlarının yüzde 63’ü, çalıştıkları kurumun yapay zekâ kullandığını söyledi. Yayınevleri telif raporları hazırlamak, düzelti yapmak ve müşteri hizmetleri yürütmek için kendi araçlarını geliştiriyor. Büyük Beşli’nin her birinin şirket içi yapay zekâ sistemleri üzerinde çalıştığı, açtıkları iş ilanlarından anlaşılıyor.
Stable Book Group’un başkanı Keith Riegert kendini “katıksız bir teknoloji kötümseri” olarak tanımlıyor, yine de bugün yayıncılıkta yapay zekâyı kullanmayanın ayakta kalamayacağını düşünüyor. Riegert’e göre her kullanım bir insanla başlamalı ve bir insanla bitmeli. Kitap seçimi, kapak tasarımı ve illüstrasyon gibi yaratıcı işleri yapay zekâya bırakmadıklarını, aracı editörlük, mizanpaj ve idari işlerde kullandıklarını anlatıyor.
İnsan yazarlığını kanıtlamak yeni bir yük haline geldi
Princeton University Press’in CEO’su Christie Henry, yazarların gizlice yapay zekâ kullanmasından çok bunu denetlemeye harcanan zamandan kaygı duyuyor. Yayınevi, bir kitabın insan tarafından yazıldığını belgelediğini söyleyen Created by Humans, Human Authored ve Verify My Writing gibi şirketleri inceliyor. Henry, yapay zekâyla hızlanan korsan ve kopya kitap üretiminin de sürekli takip ve kaldırma talebi gerektirdiğini hatırlatıyor.
Bu kaygının ne kadar güncel olduğunu Fransa’dan gelen haber gösterdi. Académie Goncourt, Kanadalı-Haitili yazar Thélyson Orélien’in C’était ça ou mourir adlı romanını yapay zekâ ve intihal iddiaları nedeniyle Goncourt yarışından çıkardı. Yazar ve yayınevi Grasset suçlamaları kesin bir dille reddediyor.
Türkçe yayıncılık için açık sorular
Tartışma şimdilik ABD ve Avrupa’da yürüse de doğurduğu sorular Türkçe yayıncılığı da yakından ilgilendiriyor. Bir yayınevi arşivini bir yapay zekâ şirketine lisansladığında yazarın payının ne olacağı, yayın sözleşmelerine bu konuda madde eklenip eklenmeyeceği ve okurun soru sorabildiği yapay zekâ destekli e-kitaplara nasıl bakacağı, Türk yazarların ve yayıncıların da önünde duran sorular arasında yer alıyor.








