15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
öyküler
Doğu Yücel’in yeni öykülerinin bir araya getirildiği kitabı “Öldüğünü Google’dan Öğrenen Adam” Can Yayınları’ndan çıktı. Doğu Yücel on üç öyküden oluşan yeni kitabında internet çağının hiperaktif bir resmini yapıyor. Gerek günümüzden gerek rüyalardan, kâbuslardan veya en derindeki korkulardan gerekse uzak ya da yakın gelecekten enstantaneler yakalıyor bu öyküler. Ancak bunları sıkı olay örgüsü, düş gücü…
Öykünün büyük ustası Cemil Kavukçu, yeni kitabı Balyozla Balık Avı’nda günlük hayatın içine gizlenmiş sıra dışı anları anlatıyor. Her zamanki usta kalemiyle ve derinlere inen gözlem gücü ve yıllarla bilenmiş yalın diliyle karar anlarının, kökü derinlere inen korkuların, karakterlerin hayatındaki önemli dönemeçlerin ve gelip geçen zamanın izini sürüyor. Her acının, hırsın, beklentinin, arzunun, yıpratıcı düşlerin yorulup soluğunu…
Uzun yıllardır Orhan Karaoğlu’nun yanında çalışıyorum. Bana kattığı çok şey oldu. Nikâh şahidimdi hatta. Fakat Orhan Bey’in başına çok talihsiz bir olay geldi. Yaklaşık altı aydır oğlu Evren’den haber alınamıyordu. Her yerde arandı, tarandı hatta tüm dünya seferber oldu desem abartmış olmam fakat hiçbir sonuca ulaşılamadı. Orhan Bey günden güne gözümün önünde eriyordu. Vicdanı olan…
Kapının eşiğinde sessizce oturuyor, bahçeyi izliyordu. Evin önü üstü kapatılmış genişçe bir balkon olarak kullanılıyordu. Buradan evin içine direk girebiliyorduk. Güneş doğmamıştı ama etraf sisle beraber aydınlanmaya başlamıştı. Koridorun sonunda, eşikte onu görünce yaklaşıp “Neden burada oturuyorsun?” dedim. Bahçeden gözlerini ayırmadan “Domuzlar gelmiş, mısır koçanlarını yemişler” dedi. “ Yaban domuzları mı?” diye sordum. Omzunun üzerinden…
Yumruk yaptığı sağ elini sürekli sıkıp gevşetiyordu. Sokağın taşlarına bakarak ağır ağır yürüyordu. Ay tepedeydi. Astrolojiyle ilgilenseydi dolunayın kova burcunun başladığı geceye denk gelmiş olduğunu bilirdi. Ağzından çıkan duman soğukla sigara karışımıydı. Dilsiz binaların içlerinde barındırdığı hayatlardan bihaber önlerinden geçiyordu. Aslında aradığı şey taş betonların, sıvasız duvarların, kapalı kapıların ardındaydı. Herhangi bir daire kapısına gidip…
Orhan’a… Vazoyu düşürüp kırdı. Dizlerinin üzerinde oturup kırdığı parçaları tek tek toplamaya başladı. Sol eliyle topladığı parçaları sakince sağ eline koydu. Aklından geçen duygu sömürüsü yüklü her şey onunlaydı, gözlerinin önündeydi. Belki de vazoyu bilerek kırmıştı. Bir ara gözlerini kapatıp vazoyu kırdığı her saniyeyi hatırlamaya çalıştı. Göl manzaralı evinde, balkonda sessizce otururken içinden neler aktı…
Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nin Mart 2019 tarihli 117. sayısı “PERİ BACALARI” temasıyla okurlarının karşısına çıktı. Her ay farklı temada yazılan fantastik, bilimkurgu, steam-punk, korku-gerilim, polisiye gibi alt türlerde kaleme alınmış öyküleri sayfalarında ağırlayan Seçki’de yine birbirinden güzel hikâyeler yer aldı. Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi’nin bu sayısında yolculuğumuz Kapadokya’nın büyülü atmosferine doğru. Dünyanın hikâye anlatılacak…
Bazı cinayetler planlı bir şekilde vuku bulur. Bazılarıysa farkında olmadan işlenir. Tertemiz ciğerlere sahip bir dosta ikram edilen ilk sigara gibi. İçlerinden en kötüsüyse doğaçlama cinayetler. Fail; can çekişen maktulü kurtarmak için ambulans çağırmak ya da ona bir darbe daha vurmak arasında gidip gelirken, bazen de tanrının yahut Azrail’in, katillik sınavının sonuçlarını ilan etmesini bekler.…
Bu yolda yürümemeliydim. Yeşil, gece çok ürkütücü oluyor. Bir de kırmızı lambalar gibi elmalar… Babam, yol boyunca elma ağaçları dikmişti. Onun öldüğü yıl, elma ağaçları küstü. Bir tek meyve vermediler. Verenler de sapır sapır döküldü. Bahçe kapısına yaklaşırken onun sesini duymaya başladım. “Geç kaldın” diye bağırıyorlardı ona evin balkonundan. Herkes balkondaydı; onun gelişini, bahçe kapısından…