15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
googletag.cmd.push(function() { googletag.display('div-gpt-ad-1613070145932-0'); });
4k
…     Bana yazamadığım cümleleri ver. Kullanamadığım hitapları, okuyamadığım kitapları… Veremezsin. Hitapsız başlayan bir mektup, pek çok şeyin kanıtı olabilir. Benim kanıtım değil, bu kesin. Ne zaman kalemimden çıktıysa bir hitap, daha mektup bitmeden ismi değişti karşımdakinin. Karşısındakini gerçekleştiremeyen, kendisini gerçekleştiremez.     Sana birtakım sırlar vereceğim. Anlamışsındır ki, sana sır vereceğini söyleyen herkes gibi ben…
 Hep bir şeyleri özlediğini ya da bir şeyleri hep özlediğini biliyorum. Ben de öyleyim. Bilmek anlamaya, anlamak hissetmeye yeter mi? Sanmıyorum. Hiçbir hazzın olmadığı gibi hiçbir acının da tatmini yok.     Özlemek,mesafenin aldatmacasıdır. Özlenen şeyin el altında olmamasından. Belki de bir insan güdüsü olarak, her şeyi kontrol altında tutma çabasından… Kavuştuğunda biten bir özlem göster…
         Beyninin, kafatasında yarattığı med-ceziri, gözlerindeki sarsılmalardan seyrediyorsun. Doğuşundan beri olduğu gibi, dengeden yoksunsun. Yaşadıklarının bulanıklığı yetmezmişçesine bir de gördüklerinden ettiğin şüphe, buğulu camların ardında kalan görüntüler gibi siluetlere vurmakta, gözlerinden öte yandakilerin görüntüsünü. Ve gözlerinin öte yanından şüphelisin artık; yaşadığın hayattan, gezegenden ve kainattan… Ölüm bilincine kilitlenmiş ve bu yüzden hayata…