vasiyet yazınca mı ölüyorduk
yoksa ölünce mi miras oluyordu
şeytanın dadandığı geceler?
ankara’dan bir ıslık sabaha karşı
şimdi bu sesten korkuyor muyduk?
şöyle gönlümce yüz adım buradan
sonra yüz adım buraya doğru
tutup omzumuza çöken görüşü
şaha mı kaldırıp, yere mi vurup
ne olacaksa olup, türkçeyi bozup
bakabilirim ankara’ya çaktırmadan
yollar her zaman edebi değil
kaza yapıyorsun kar var mesela
başın dönüyor elinde ekmek
ya da türlü gece uykuları
tanımsız bir omuzda bitiyor
köy olsa özlesem diyerek
hep rüzgâr aslında anıdan ibaret
sanırım ki toprak harici yalandır
çok şehirde üşümüşlüğüm vardır
*yumuşak ge dergisinin Eylül-Ekim 2011 tarihli 13. sayısında yayımlanmıştır.
*Görsel: Jack Anstey









