15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
googletag.cmd.push(function() { googletag.display('div-gpt-ad-1613070145932-0'); });
varoluş
 Ben manifestomu çok önce yazdım; bu o değil. “Yapıt, tasarımın ölüm maskesidir” der Walter Benjamin. Her şey oldu bitti içimde; bu yazılanlar birer temsil sadece, olanların kendisi değil. Olduğunu sandığımız her şey, temas edilemeyen yerlerde gerçekleşmiştir zaten; biz sadece temsilini sunarız birbirimize. Hiçbir yemek, hayal edildiğindeki lezzeti vermez dile. Bir şiir yoktur ki şairinin kafasındaki…
Kıyma makinesinde iki ve hatta üç kez çekilen insanlar; tam kıvamında… Ver eline misyonu, papyon diye taksın boynuna; Aristokrat ya hıammmına… Dünkü hanzolar, şimdi villada havuzdalar. Rahmetli anneannemin ya da babaanemin (sağ)/(sol da olabilir) evinde Karpuz Yastık vardı. Karpuz dilimi gibi yastık, renkler vs. aynı karpuz işte… Neyse, küçükkene gerçek sanıp ısırdıydım da ağzım yüzüm…
“Dostlarım, şimdi ben size büyük bir şey söyleyeceğim. Sakın kıyametin kopmasını beklemeyin, o hergün kopmaktadır. “ Albert Camus          Devşirme kültürünün son ürünüdür metrobüs. Bilmeyenler için tanımlamak gerekirse: Tren gibi kendine ait çizgisel bir yolu olan uzun otobüs. Şehrin bir ucundan diğer ucuna uzanan güzergahı ile de bulunmaz bir nimet! Yine de eksik kalan bir şeyler…
“Bizi birbirimizden net çizgilerle ayıran şeyler, kendileri net değiller” dedi Adem, “Görmediğimiz halde nasıl bu kadar hayatımızın içindeler?” Fotoğraf: Berna Bilgin Tuğba Onu dinlerken gözlerimi kaçırmıyordum. Bir tek onu dinlerken… Ama onu anlamıyordum da. Çözmeye çalıştığı şeylerin beni ne kadar ilgilendirmediğini benim kadar o da düşünüyor muydu? Bu hayatın ötesinde kafayı bu kadar taktığı şeyler…
“Elfaz” bir 4k/KalemKahveKlavye Konsepti ürünüdür. Nisan 2011-Nisan 2012 arası yayınlanan KalemKahveKlavye Dergi’nin halefidir. “Can Sıkıntısı”nı varoluş meselesi haline getirmiş, yaptığı her şeyin dünyadaki sıkıntının getirisi olduğunu bazen veya her zaman düşünen kişilerin eserlerini ya da beklentilerini içerir. Herhangi bir ideoloji ile güdümlenmemiştir. Mevzulara, dünyaya fırlatılmış gibi hisseden bir canlının hiç bitmeyen, varoluşunu anlamlandırma ya da…
Arkamda kimsenin gücü yok. Bu hep böyleydi. Sırtında on parmaklık desteğin, omzunda bir avuçluk güvenin yokluğuyla yaşayanlardanım ben. Bu benim tercihim değil… Tercihler, sosyal varlık olduğunu sanan insanın ilk ütopyasıdır. Yalanlardan konuşacaksak, tercih; en büyük yalandır. Eskiden gözüyle görmediği şeylere inanan insanlara küfrederdim.  Hayat, insanı küfrettiği şeylere dönüştürüyor. Şimdi ben görmediklerime inanıyor muyum bilmiyorum ama…