Utanç, babamın artık ölmesi gerektiğini söylüyordu. Yıllar sonra babam öldüğünde utancımın bencil ve halden anlamayan egom olduğunu anladım. Bir şeyleri anlayarak dünyaya karşı diyet ödüyordum. O gün de apartmanlar tarafından sorgulanıyorduk. Dar sokaklar düşüncelerimizde açılan kırbaç yaralarıydı ve mahallemizin haritası bu yaralardan oluşuyordu. Babam pencereden çıkıp avaz avaz bağırmaya başladı. Bittiğini, tükendiğini, artık dayanamadığını haykırıyordu. Üstünü...







