15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
o adam babamdı
Babalar ve oğulları, babalar ve kızları, babalar ve babaları, babalar ve anneleri, babaların şarap çanakları… Babaların gidip dönmediği yollar, ışıklarını yarı açık bıraktıkları evler, kadınlığını çöpe attıkları kadınları, babaların dert yandıkları rakı masaları… Babaların arkasına bastıkları yumurta topuk pabuçları, ter ve tütün kokusu sinmiş çizgili pijamaları, yanaklarının bir tarafını incecik bir çizgiyle kestikleri paslanmaya başlamış…
Hayır bu olamazdı. İnsanlar turnikelerden geçebilmek için kitaplarını mı basıyorlardı! Bir saniye, hayır hayır, o gördüğüm şey Anadolu motifleriyle süslenmiş ve üzerinde “Elif Şafak – Aşk” yazan bir tren miydi? Herkesin birbirine benzediği yerde, hiç kimse yok demektir –       M. Foucault Sarı çizgiye bakıyordum. Çizgi denemeyecek kadar kalın, ama çizgiden başka bir şey denemeyecek kadar da belirsizdi. Sarı çizgiyi geçmek…
Altay Öktem ile KalemKahveKlavye Dergi’nin 4.sayısında gerçekleştirdiğimiz röportajın tam metni.   Dergiler, şiirler, öyküler, romanlar derken farklı türlerde eserleriyle karşılaştığımız Altay Öktem, kalem oynattığı her türü de farklı içerik ve üsluplarla deşmeye, çeşitlendirmeye devam ediyor. Esen Kitap etiketiyle yayımlanan “O Adam Babamdı” adlı son romanı sözgelimi… Hem yazarın diğer kitaplarından, hem de yerli edebiyattaki muadillerinden epey farklı bir iş. Altı…