theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt

Sana Bir Daha Asla Baba Demeyeceğim · Aile Travmasından Kolektif Mücadeleye

15 Mayıs 2025
85 Okunma

Caroline Darian tarafından kaleme alınan Sana Bir Daha Asla Baba Demeyeceğim Epsilon Yayınevi‘nden Ayris Taban çevirisiyle yayımlandı.

Kitap, sıradan bir hatırat değil; travmayla parçalanmış bir hayatın, kolektif bilince dönüştürülmüş bir çığlığın, yüzleşmekten kaçınılan bir suç biçiminin ifşası. Gerçek olaylara dayanan bu kitap, yazarın annesi Gisèle Pelicot’un yıllar boyunca kendi eşi tarafından ilaçla bayıltılarak onlarca erkeğe tecavüz ettirilmesini ve bu suçun videoya alınarak sistematik hale getirilmesini konu alıyor. Ancak asıl dikkat çeken, bu kitabın yalnızca bir tanıklık metni değil, aynı zamanda bir başkaldırı olması.

2020 yılında bir polis telefonu ile hayatı paramparça olan Caroline Darian, kısa sürede hem kurbanın hem de failin kızı olmanın dayanılmaz yükünü omuzlamak zorunda kaldı. Sana Bir Daha Asla Baba Demeyeceğim, işte bu yükü taşımanın, anlamlandırmanın ve onu bir mücadeleye dönüştürmenin hikâyesi. Kitap boyunca Darian’ın ses tonu ne melodramatik ne de mesafeli: Sarsıcı bir açıklıkla, kendi iç çatışmaları, öfkesi, utancı ve özlemiyle başa çıkma çabasını okura net bir şekilde aktarıyor.

En dikkat çekici noktalardan biri, kitabın merkezine “kimyasal boyun eğdirme” kavramını yerleştirmesi. Darian, annesinin yaşadıklarını bireysel bir dramdan çıkarıp yapısal bir soruna çeviriyor. GHB (Gama Hidroksibütrik Asit) ve diğer reçeteli ilaçlarla yapılan bu tür saldırıların çoğunlukla en yakınlar tarafından gerçekleştirildiğini, kurbanın uzun süre ne yaşadığını anlayamadığını ve sağlık sisteminin bu tür şiddet biçimlerine karşı hâlâ yetersiz olduğunu vurguluyor. #MendorsPas hareketiyle başlattığı kampanya ise kitabın satır aralarından değil, doğrudan vicdanımızdan sesleniyor.

Caroline Darian | Fotoğraf: Joel Saget

Darian’ın anlatımı yer yer edebi, yer yer soğuk bir tutanak gibi. Bu ton geçişleri, kitabın yaşanmışlık duygusunu pekiştiriyor. Anlatı sadece olaylar zincirinden değil, Caroline’ın çocukluğuna, ailesiyle kurduğu ilişkilere, travmanın hayatındaki yankılarına da derinlemesine iniyor. Özellikle annesi Gisèle’in yaşadığı dehşete rağmen gösterdiği olağanüstü dirayet, kitabın en dokunaklı bölümlerini oluşturuyor. Gisèle’in hiçbir zaman suçluları küçük düşürme yolunu seçmeyip, duruşmanın kapalı değil açık yapılmasını istemesi; sessizliğe mahkûm edilen kurbanlar için bir umut oluyor.

Kitap, aynı zamanda adalet sisteminin eksikliklerine, sağlık hizmetlerindeki boşluklara ve toplumun göz yumduğu aile içi cinsel şiddet türlerine de ayna tutuyor. Fransız yargı tarihinin en büyük tecavüz davalarından biri olan bu olay, medyada geniş yer bulsa da, Darian’ın anlatımı okuru sadece bilgiyle değil, derin bir empatiyle baş başa bırakıyor.

Sana Bir Daha Asla Baba Demeyeceğim okuması zor ama okunmadan geçilmemesi gereken bir kitap. Kadına yönelik şiddetle ilgili algılarımızı altüst ediyor, tanıdığımız en yakın kişilerin bile birer yabancıya dönüşebileceğini yüzümüze çarpıyor. Aynı zamanda, travmanın kişisel bir yıkım değil, kolektif bir değişim aracı olabileceğini de gösteriyor. Caroline Darian, bir kız çocuğu olarak babasına duyduğu sevgiyi, annesinin yaşadığı vahşeti ve adalet arayışındaki yalnızlığı öyle yalın bir dille anlatıyor ki, kitap boyunca yalnızca bir dramı değil, insanlığın karanlıkla olan mücadelesini de okumuş oluyoruz.

Sana Bir Daha Asla Baba Demeyeceğim | İncelemek ve Satın Almak İçin Tıkla!

Yorum 0

Cevapla

15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1