theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt

Atilla Dorsay’ın Gözüyle Yeşilçam ve Ünlüleri Söyleşisi

25 Ekim 2015
1120 Okunma
Kadıköy Belediyesi’nin hazırladığı etkinlikler kapsamında gazeteci-yazar ve eleştirmen Atilla Dorsay, Yeşilçam ve ünlüleri anlatacak

Kadıköy Belediyesi TESAK tarafından yeni sezonun ilk programları arasında yer alan söyleşide gazeteci, yazar ve eleştirmen Atilla Dorsay, Yeşilçam’ın içinde yer alan birisi olarak Yeşilçam’ın yönetmenlerini, aktör ve aktrislerini anlatacak.
Söyleşi; 31 Ekim 2015 Cumartesi günü saat 14:00’te Kadıköy Tarih, Edebiyat ve Sanat Kütüphanesi’nde gerçekleştirilecek. (Kadıköy’deki Beşiktaş iskelesinin hemen karşısı)
Etkinlik ücretsiz.

Atilla Dorsay Kimdir?

1964 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden Yüksek Mimar olarak mezun olan Dorsay, iki yıl sonra Cumhuriyet gazetesinde sinema üzerine yazmaya başladı ve zamanla bunu asıl meslek olarak seçti. Cumhuriyet’te 27 yıl sürekli yazdıktan sonra Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde yazdı. En son olarak Sabah’ta yazmaya başladı. Tarihî Emek Sineması’nın yıkılması üzerine 8 Nisan 2013 tarihinde yazdığı köşe yazısıyla da bu gazeteden ayrıldı. Şu an Yarına Bakış gazetesinde yazarlığa devam etmektedir. Sinema dışında yemek kültürü, şehircilik ve yaşam kültürü üzerine yazılar yazarak kitaplaştırdı. İKSV yürütme kurulu ve SİYAD kurucu üyesi ve onursal başkanı olan Atilla Dorsay, aynı zamanda müzikle de ilgilenmektedir. 1986’dan bu yana TRT 2’de sinema üzerine programlar yapan Dorsay, ayrıca o yıldan 1995’e kadar dokuz yıl boyunca TRT Radyo 3’te müzik programları yaptı. Daha sonra bir süre, atv’de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı haftalık söyleşi programında yer aldı. Çeşitli festival ve yarışmalarda jüri üyeliği yapan yazar, FIPRESCI (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu)’nun Türkiye temsilcisidir. 1979’da çevrilen Vatandaş Rıza adlı bir de film senaryosu yazmış olup, sadece Yeşilçam değil, dünya sinemalarını da yakından izlemektedir. Bugüne kadar 40’tan fazla kitap yazmıştır. Sinema eleştirmenliğine başlayışını Can Dündar’la röportajında şöyle anlatır: “Türk sineması da 60’ların sonlarında büyük bir atılım hâlindeydi. Lütfü Akad en güzel filmlerini yapıyordu. Yılmaz Güney olayı, Seyit Han filmiyle patlak vermişti ve ben de büyük heyecan içindeydim. Ve 1970 yılı gelip çatıp Umut filmi bomba gibi patlayınca, gazete yöneticileriyle konuştum ve ben de Türk sineması hakkında yazmaya başladım. Ve Yılmaz Güney’in filmleriyle birlikte Türk sineması eleştirmenliğine de soyundum ve bu o zamandan beri aksamadan devam etti. Öyle ki, 70’li yıllarda yazdığın yazılar, biraz da ‘Umut’ filminden yola çıkarak “Sinemamızın Umut Yılları” adıyla kitaplaştı.” -Kaynak

Yorum 0

    Cevapla

    15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1