theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt

Immanuel Tolstoyevski ve Fularsız Felsefe · Bilgi Satmayan, Soru Sorduran Bir Kitap

2 Nisan 2025

Immanuel Tolstoyevski’nin Fularsız Felsefe kitabı, önceki kitabı Safsatalar Ansiklopedisi ile giriş yaptığı “meraklı ama bıkkın okur” evrenini büyüterek devam ettiriyor. Kitap, yazarın 250 bölüme yaklaşan podcast serisi Fularsız Entellik’in yazılı bir seçkisi. Epsilon Yayınları’ndan…

Adı üstünde: Fularsız. Yani Batı dillerinden ödünç kavramlar, dipnotlar, editörlük jargonu ve akademik tortu yok. Onun yerine bolca ironi, bolca çelişki, bolca “bu sorunun net bir cevabı yok ama haydi düşünelim” hali var. Kitap dört temel başlığa ayrılıyor: Kötülük Problemi, Antinatalizm, Özgür İrade ve Simülasyon Teorisi. Bunlar, 20. yüzyıl sonrası felsefi düşüncenin “sınır karakolları” sayılabilecek meseleler. Ve Tolstoyevski bu karakollarda uzun uzun nöbet tutuyor. Arada silah atmasa da bol bol laf çakıyor.

“İnsanlar hayvanları süpermarkette tanıyor. O ambalajlı tavuklar tavuğun kendisi değil; tavuğun utancı gibi bir şey.”

Kötülük problemi bölümünde, “acı çekiyorum, öyleyse varım” cümlesini kuruyor mesela. Epikür’den Budizm’e, Schopenhauer’den Lizbon Depremi’ne kadar uzanan bu bölüm, sadece Tanrı’nın varlığıyla değil, insanların ve hayvanların çilesiyle de ilgileniyor. Sıradan bir “felsefe anlatıcısı”ndan ziyade katmanlı, sıradan bir Twitter mizahşorundan çok daha donanımlı bir anlatımı var. Bazen doğrudan bir öğretmen, bazen sinik bir abi, bazen de “kendi akılsızlığını keşfe çıkan” bir anlatıcı.

“Tanrı’nın bize sunduğu sınav, bazen daha biz başlamadan sona eriyor. Doğar doğmaz ölen bir bebeğin hayatının anlamı neydi?”

Fularsız Felsefe · Disiplinlerarası Referanslarla Örülü Bir Metin

Yazar, modern felsefenin en girift meselelerini, Matrix’ten Banker Bilo’ya, Eyüp peygamberden yaban arılarına uzanan örneklerle anlatıyor. Simülasyon teorisini tartışırken felsefi metinlerden çok bilimkurgu romanları referans veriyor. Antinatalizm bölümünde “çocuk yapmak, varoluşsal kumardır” gibi tespitleri müthiş bir hafiflikle sunarken, alt metin hep yerli yerinde.

Kitabın belki de en dikkat çeken özelliği, okura sürekli şöyle sesleniyor oluşu: “Bu konuda doğru bir cevap bilmiyorum. Ama birlikte kafa patlatabiliriz.” Bu dürüstlük, onu diğer “aydınlatıcı” kitaplardan ayırıyor. Çünkü bilgi satmıyor, soru açıyor.

“Kimi acılar öğreticidir, ama çoğu sadece acıdır.”

Peki bu kitap kimlere göre? Felsefeye akademik angajmanla değil, entelektüel merakla yaklaşanlara. Cevaptan çok soru sevenlere. Üslubu “saygısız” bulanlar olabilir, ama Tolstoyevski’nin hedefi zaten saygı değil, samimiyet.

Epsilon Yayınevi’nden çıkan bu kitap, Türkçede kolay kolay karşılık bulamayacak türde bir “pratik felsefe” denemesi. Belki fularınız yok. Belki de hiç olmadı. Ama kafanızı biraz meşgul edecek ve daha da önemlisi kafanızı iyi bir şekilde karıştıracak bir kitap arıyorsanız, bu kitap sizi pişman etmeyecektir.

Yorum 0

    Cevapla

    15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1