Pek çoğumuz, hayatımızın belli dönemlerinde günlük tutmuşuzdur. Günlüğümüz, yaşadıklarımızı; yaşadığımız olaylara dair duygularımızı ve düşüncelerimizi paylaştığımız bir sırdaşımız, bir dostumuz olmuştur.
Kimi zaman “Sevgili Günlük” diyerek kimi zaman da özel bir isim vererek içimizde her ne varsa yazıp âdeta onunla dertleşmişizdir. Kimi zaman acaba birisi onu bizden gizlice okur mu kaygısıyla içimizi günlüğümüze döküp dökmemekte kararsızlıklar yaşamışızdır. Kimi zaman da içimizde her ne varsa olduğu gibi onunla paylaşmışızdır. Böylelikle başımızı omzuna koyduğumuz dostumuza, günlüğümüze sığınarak kalemimizle gülmüş, kalemimizle ağlamışızdır…
Ne yazık ki günümüzde hayat koşuşturmasından mı teknolojinin azizliğinden mi bilinmez, günlük yazamaz hale geldik. Hâl böyle olunca özümüzden gittikçe uzaklaşmaya ve yabancılaşmaya başladık… Oysa günlük tutmanın ruh sağlığımıza olan faydalarını bilip bunları hatırımızda tutarak yaşam felsefemiz haline getirebilseydik, kendimizi daha iyi hisseder; yaşamımızdan daha çok keyif alır, iç dünyamızın huzuruna sığınarak yaşam koşuşturmacasının sağanağından korunabilirdik…
Günlük Tutmanın Ruh Sağlığımıza Faydaları Nelerdir?
Günlük tutmanın hem ruh sağlığımızı koruyucu ve iyileştirici hem de bizi kişisel, ruhsal ve sosyal alanlarda geliştirici işlevleri neredeyse saymakla bitmeyecek kadar fazladır.
Günlük tutmak, hayalimizdeki niteliklere sahip olan güvenilir dostumuzla dertleşmek, sıkıntılarımızı dostumuzun huzurlu kollarında gidermek ve sorunlarımızı fark edip onlara çözüm bulma sürecine girmektir…
Günlüğümüze yazarken birikmiş içsel gerginliğimiz bilinçdışımızın baskısından azat olur, içimizin bilinmez mahzenlerinde kilitli kalan niceleri özgürlüğüne kavuşup ruhumuzdaki ağırlıklarıyla birlikte bizi hafifleterek çekip gider.








