Ömer Doğan Sakarya’ya…
Dün az kalsın yönetime el koyuyordum baba
Sen hastanede uzanmışken 1948 model kalbinle
biraz kızıl yatağına
Bir gelincik tarlası gibi açıldı gözlerin
hayat dizisinin yeni sezonuna
Dün sabun çiğnedim baba
Demli çayhanelerle sınandım
Rutubetli kayıklarla
Sanki hiç fatura ödemedim
Sanki hiç bisiklete binmedim
Sanki hiç kıra gitmedim
Sanki hiç pişti yapmadım
gibi durdum gökyüzünün gizli dolabında
Dün az kalsın ana haber bültenlerine
çıkıyordum baba
Dünyanın cennetin atığı olduğundan
Küresel ısınmadan, futboldan filan
Develerin su gördüğünde ağladığından
bahsediyordum
Sırf sen iyi ol diye
Eksik kalan sözlerini yarına tamamlıyordum
Dün az kalsın günahlarımla baş başa
bir tatile çıkıyordum baba
Hâlâ o andaydım
Ses çıkartan yüzün
Tan saçan saçların
Göğsünde patlayan bir çiçek vardı
Fakat geri tepmişti yazgının tüm silahları
Sen bir atardamar atımıyla var oldun bir daha
Yalnızca,
Masmavi bir öğle sonrasına uzanmayı özlüyordun
Görsel: Dragan Bibin









