Mithat Cemal Kuntay’ın Üç İstanbul‘u ile Nahid Sırrı Örik’in Sultan Hamid Düşerken romanlarının paralel okunması taraftarıyım. Her iki romanı okurken şöyle bir izlenime kapılıyorsunuz: Memlekette sadece at arabasından inmiş, otomatik vites arabalara binmişiz. Ya da telgrafın tellerine fiber-optik kablolar konmuş. Bunun dışında “siyaseten” Şark cephemizde yeni bir şey yok. Hatta korkarım on dokuzuncu yüzyıl koşullarına...






