15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
googletag.cmd.push(function() { googletag.display('div-gpt-ad-1613070145932-0'); });
kentler ve müzik
Özgür Atmaca’nın KalemKahveKlavye için kaleme aldığı Kentler ve Müzik serisinin diğer yazılarını okumak için TIKLAYIN. Tek başına şarkı olmayı başarmış bir kenti tasvir etmeye çalışmak anlamsız boş bir çaba gibi. Kulaklarımla gördüğümü yazıp sükûna bırakayım. Paris, yükseklere çıkıp baktığınızda düzlemde olan kentlerden. Bu düzlemde her şeyi görebildiğinizi düşünmek ise Paris hakkında duyulan tüm dramatik çıkarımları…
 Özgür Atmaca’nın KalemKahveKlavye için kaleme aldığı Kentler ve Müzik serisinin diğer yazılarını okumak için TIKLAYIN. İki karşı kıyı olan Buda ve Peşt, sade müziğini senfoniye dönüştürmüş, sakinliğin hüküm sürdüğü nadir kentlerdendir. Bunun en büyük sebebi, şehrin Buda denilen yakasının tarihi mimarisinin ve geleneksel yapısının, yaşayanlar tarafından hiç bozulmamış olması, halk şarkılarının ve şiirlerinin temsili gibidir.…
Özgür Atmaca’nın, üçüncü bölümünü Tuğba Keskinkılıç’la paylaştığı Kentler ve Müzik serisinin önceki bölümleri için: Kentler ve Müzik – I  | Kentler ve Müzik II : Roma Çoğu insan alıştığı kültürün dışına çıkmakta zorlanır. Yabancılar belki. Ama bazen duyduğun-gördüğün şey olağanüstü-dışıysa hayallerinin bile ötesine geçer. İlk kez gittiği kent, doğduğu topraklardan daha çok evinde hissettirebilir. Uzun…
 Özgür Atmaca’nın KalemKahveKlavye için kaleme aldığı Kentler ve Müzik serisinin diğer yazılarını okumak için TIKLAYIN. Roma’da hiç bitmeyen bir şarkı yakalamış olmalıyım ki defalarca duymaya gittim. Kente ayağımı bastığım anda bir Mahler senfonisi başlıyor. Şehir, asilzade olmayan beni, her seferinde biraz da havaya sokarak üflemelilerle karşılıyor. Metrodan yukarı çıkan merdivenler ve gökyüzünü gördüğümde davullarla artan…
 Özgür Atmaca’nın KalemKahveKlavye için kaleme aldığı Kentler ve Müzik serisinin diğer yazılarını okumak için TIKLAYIN. Yolda olmak herkesin dilindedir. Ama gitmeyi eyleme çevirmek biraz cesaret ister ki her gidiş dönmemeyi de içinde barındırır. Bu yüzden bu eylemi dilden ayağa indirmek zordur. Gitmek; değişmenin, dönüşmenin biraz da görüp dokunup başka hissetmenin ihtiyacından oluşuyor. Başka İnsanlar, başka…