Booker Ödülü 2026 kısa listesi 22 Eylül’de açıklandı ve altı roman 9 Kasım’daki ödül törenine kaldı. Ödülün resmi sitesi, kısa liste duyurusundan bir hafta önce uzun listedeki on üç yazara onları yazar olmaya iten kitabın hangisi olduğunu sordu. Gelen cevaplar Dostoyevski’den Salinger’a, Virginia Woolf’tan Roald Dahl’ın çocuk kitaplarına uzanan geniş bir okuma haritası çiziyor. Listede Türkçe okurun da yakından tanıdığı pek çok klasik yer alıyor.
Booker 2026 kısa listesindeki yazarların ilham kaynakları
Ödülü 2015’te Yedi Cinayetin Kısa Tarihi ile kazanan ve bu yıl The Disappearers ile yeniden kısa listeye giren Marlon James, sekiz yaşındayken okuduğu Laura Ingalls Wilder romanı Little House in the Big Woods ile yazarlığa adım attığını söylüyor. James o yaşa kadar resimsiz kitapları anlamsız bulduğunu, kütüphaneden aldığı nüshanın bütün resimleri koparılmış olduğu için romanı ister istemez resimsiz okuduğunu anlatıyor. Resimlerin sınırlamadığı hayal gücü onu John Gardner’ın “canlı ve kesintisiz rüya” diye tarif ettiği deneyimle tanıştırmış. James’in kitabı bitirdiğinde aklına gelen ilk soru ise “Ben bunu nasıl yapabilirim?” olmuş.
The Things We Never Say ile listede olan Elizabeth Strout, annesinin ona Bülbülü Öldürmek‘ten hemen sonra verdiği Çavdar Tarlasında Çocuklar‘ı okuyunca böyle şeyler yazmak istediğine karar verdiğini anlatıyor. Strout aslında yazar olacağını dört yaşından beri bildiğini de ekliyor, çünkü annesi ona defterler verip her gün yaptıklarını yazmasını istemiş.
2020’de Shuggie Bain ile ödülü kazanan Douglas Stuart ise hayatında okuduğu ilk romanın, on yedi yaşındayken tanıştığı Thomas Hardy klasiği Jude the Obscure olduğunu söylüyor. Stuart, İngilizce sınıfındaki tek öğrenci olduğunu ve öğretmenlerinin ona önce bir kitapla sessizce oturmayı, dikkatini toplamayı öğretmek zorunda kaldığını anlatıyor. 1880’lerin Wessex kırsalında kader, sınıf ve daha iyi bir hayat kurma mücadelesini işleyen roman Stuart’ı derinden etkilemiş ve ona bir gün kalıcı bir şey yazma hayalini vermiş. Bu yıl kısa listeye giren John of John de İskoçya’nın ücra bir adasında geçen bir baba oğul hikâyesi anlatıyor.
Kazanırsa 81 yaşıyla ödülün en yaşlı sahibi olacak M. John Harrison, on üç yaşında okulda okutulan W. H. Davies’in Autobiography of a Super-Tramp kitabını anıyor. Serserilerin hayatını, yük trenlerine kaçak binmeyi, açlığı ve macerayı anlatan kitap Harrison’ın ileride kaya tırmanışına duyacağı tutkunun da başlangıcı olmuş ve bu tutku onun Climbers romanına kadar uzanmış.
Black Bag ile listede yer alan şair ve romancı Luke Kennard, Iain Banks’in The Bridge romanını gösteriyor. Kaza geçirip komaya giren anlatıcının dev bir köprü biçimindeki şehir devletinde yaşadığı rüyayı anlatan roman, Kennard’a hem büyülü hem de bürokratik bir dünyanın nasıl kurulabileceğini göstermiş. Kennard gençken yazdığı her şeyin bir süre The Bridge taklidi olduğunu da itiraf ediyor.
Listedeki tek ilk roman olan May We Feed the King‘in yazarı Rebecca Perry ise hiçbir zaman yazar olmaya karar vermediğini, kendini bildi bileli yazdığını söylüyor. Perry’ye bir roman yazabileceğini düşündüren kitap Percival Everett’in The Trees romanı olmuş, dilin imkânlarını görmesini sağlayan yazar ise Federico García Lorca olarak kalmış.
Booker 2026 uzun listesindeki Türk asıllı yazar Kenan Orhan
Türkçe okuru açısından listenin en dikkat çekici ismi, ilk romanı The Renovation ile uzun listeye giren ama kısa listeye kalamayan Türk asıllı Amerikalı yazar Kenan Orhan oldu. Orhan, tarih profesörü olma hayalinden vazgeçip kurmaca yazmaya karar vermesini Jim Shepard’ın öykü kitabı Like You’d Understand Anyway‘e borçlu olduğunu söylüyor. Orhan, Shepard’ın karakter, zaman ve mekân açısından kurduğu geniş yelpazeye hayran kaldığını ve bir gün onunki kadar iyi bir öykü yazmayı hâlâ umduğunu anlatıyor.
Woolf, Dostoyevski ve Roald Dahl
Uzun listedeki diğer yazarların cevapları da en az kısa listedekiler kadar ilginç. The Vivisectors yazarı Missouri Williams, gençken okuduğu Dostoyevski’nin Budala‘sını bitirdiğinde dünyanın olasılıklarla dolduğunu ve her şeyin gizli bir anlam taşıdığını hissettiğini anlatıyor. Helen of Nowhere yazarı Makenna Goodman için bu kapıyı Virginia Woolf açmış. Goodman, Woolf sayesinde yazmanın bilince, deliliğe, büyüye ya da cehenneme yaklaşmanın bir yolu olabileceğini fark ettiğini söylüyor.
The Shadow of the Object ile listeye giren Chloe Aridjis, Baudelaire’in düzyazı şiirlerini topladığı Paris Sıkıntısı‘nı gösteriyor ve bu şiirlerin ona hâlâ işlenmiş merkeze değil kenarlara bakmayı hatırlattığını anlatıyor. Switzy yazarı Emma Cline’ın cevabı ise çok daha sade kalıyor. Cline, çocukken okuduğu Betsy-Tacy serisinde Betsy’nin büyüyünce yazar olmaya karar vermesinin kendisinin de aynı hayali kurmasına yettiğini söylüyor.
All Them Dogs yazarı Djamel White, yedi yaşındayken öğretmeninin sınıfta okuduğu Roald Dahl kitaplarını, özellikle Cadılar ile Muhteşem Bay Tilki‘yi hatırlıyor ve okuma ile yazma sevgisinin aynı sınıfta birlikte doğduğunu anlatıyor. The Palm House yazarı Gwendoline Riley ise tek bir kitap göstermeyi reddediyor ve onu roman yazmaya yönelten şeyin hem kavrayış hem de kaygı anlamına gelen bir sezgi olduğunu söylüyor.
Booker Ödülü 2026’nın kazananı 9 Kasım’da Londra’daki Old Billingsgate’te düzenlenecek törenle açıklanacak. Mary Beard’ın başkanlığındaki jüride Raymond Antrobus, Jarvis Cocker, Rebecca Liu ve Patricia Lockwood yer alıyor.
Dosyanız bu başvuruya hazır mı?
KalemKahveKlavye‘den yardım alın:
Yayınevleri dosyaların büyük bölümünü ilk otuz sayfada eliyor. Göndermeden önce size uyan yolu seçin:
DOSYAM HAZIR
Doğru yayınevini ve doğru gönderim biçimini bulmak istiyorum.
60+ yayınevinin güncel dosya alım koşulları, iletişim bilgileri ve adım adım gönderim rehberi.
EMİN DEĞİLİM
Göndermeden önce dosyamı bir editörün değerlendirmesini istiyorum.
Değerlendirme Raporu veya Geliştirici Editörlük ile dosyanızın potansiyelini en üst seviyeye çıkarın.








