theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt

BBC’nin Sherlock Uyarlaması ile İlgili 13 Satır Arası Bilgi

11 Haziran 2016
Tüm zamanların en çok izlenen Sherlock Holmes uyarlaması olan Benedict Cumberbatch’li BBC dizisi hakkında 13 satır arası bilgi.

Özelde polisiye kültürü ve edebiyatının, genel anlamda edebiyat ve sanat tarihinin en ikonik karakterlerinden ve dedektiflerinden birisi Sherlock Holmes…. Arthur Conan Doyle tarafından 19.Yüzyıl sonu, 20.Yüzyıl başında kaleme alınan Sherlock Holmes hikayeleri o kadar sağlam eserlerdi ki hem polisiyecilere ve kurgu yazarlarına, hem de birçok farklı sanat dalına ilham oldu.

Basil Rathbone‘dan Jeremy Brett‘e, yakın zaman uyarlamalarındaki farklı oyunculardan Robert Downey Jr.‘a kadar birçok ismin canlandırdığı, her birinde farklı tatlar ve dokuların yer aldığı Sherlock Holmes karakteri, hiç kuşkusuz BBC’de yayınlanan uyarlaması ile zirve noktasına ulaştı.

“Uyarlama” mantığına sadık kalmak için birçok unsurun değiştirilmesine rağmen orijinal Sherlock’u bir kenara atmaması başta olmak üzere pek çok açıdan tüm zamanların en iyi dizileri ve Sherlock uyarlamaları arasında üst sıraya yükselen BBC uyarlaması, özellikle başrol oyuncuları Benedict Cumberbatch ve Martin Freeman ile de başarısını katladı.

Türkiye’de de çok izlenen ve sevilen bir dizi olması, bu yazıyı daha kıymetli kılıyor. Farklı yabancı kaynaklardan derlenerek çevrilen ve hazırlanan bu yazıda Sherlock’un öncesi, sonrası, kamera arkasıyla olduğu kadar, Conan Doyle’un orijinal hikayeleriyle bağlantılı ilgi çekici bilgiler de bulabileceksiniz.

İyi okumalar…

Derleyen ve Çeviren: Koray Sarıdoğan

Matt Smith, John Watson Rolü İçin Seçmelere Katıldı

Doctor Who rolüyle büyük üne kavuşan Matt Smith, Sherlock Holmes’ün yardımcısı ve dostu John Watson rolünün adaylarından biriydi. Oyuncunun bu rolü neden almadığını ve alamadığıyla ilgili çeşitli iddialar var. Kimisi için Doctor Who’dan önceki kariyerinin pek parlak görünmemesi bu iddiaların en güçlüsü olurken kimisi için de jüri üzerinde beklenen etkiyi yaratamadığı iddiası oluyor. Hangisine isterseniz inanabilirsiniz tabii.
John Watson’ı Martin Freeman’ın canlandırmasından herhalde kimse şikayetçi değildir neticede. Yine de Matt Smith’in rol alması halinde bir arada nasıl gözükeceklerini merak edenler için buyursunlar:

 

Yapım Ekibi Az Kalsın Londra Ayaklanması’na Yakalanıyordu

Londra’daki halk isyanı 2011’de gerçekleşti ve beklenmeyen bir etki yarattı. Polisin bir siyahi vatandaşı vurmasıyla başlayan ve öngörülemeyen eylemlere neden olan isyan sırasında Sherlock’un ikinci sezon çekimleri devam ediyordu. Daha doğrusu devam ettirilmeye çalışılıyordu.
 
Bu yüzden de özellikle “A Scandal in Belgravia” bölümünün çekimleri inanılmaz bir tedirginlikle ve hızla çekilmiş. Mycroft ile Watson’un Speed’ys isimli mekandaki bu sahnesi de, o aceleyle çekilen sahnelerden birisi. Bu yüzden çekim hızla tamamlanıp apar topar ortadan kaybolmak zorunda kalmışlar.
 

Dizinin Yazarı Çekimlere Gelmiyor

Aynı zamanda Doctor Who’da da aynı görevleri üstlenen yürütücü yapımcı ve yazar Steven Moffat, bu kadar önemli bir konumda olmasına rağmen dizi setine gelmezmiş.
 
Bunun sebebini de kendi beyanlarından öğreniyoruz; son derece hassas ve kılı kırk yaran bir yazar-yapımcı olan Moffat, çekimlerde yolunda gitmeyen herhangi bir şeyden oldukça etkilenip tüm gününü mahvedebiliyor. Bu yüzden setteki işlere, dizide Mycroft Holmes rolünü canlandıran ve aynı zamanda yapımcı ve senaristlerden biri olan Mark Gatiss, idari işlerle de ilgileniyor.

Moriarty, Orijinal Sherlock Holmes’ü Okumamış

 

Öyle ya; neticede bir klasik dedektif karakterini canlandıran oyuncuların, hikayeleri ve karakterleri orijinallerinden okuyup okumadıkları merak uyandıran bir soru. Kimin okuduğu, kimin okumadığıyla ilgili bir bahis açılsa Benedict Cumberbatch’in mutlak bir şekilde okuduğu tahmini çıkacaktır. Nitekim öyle de olmuş.
 
Arthur Conan Doyle’un kaleme aldığı Sherlock öykülerini okuyarak rolüne hazırlanan Cumberbatch’e karşılık Mortiarty’yi canlandıran Andrew Scott, senaryo haricinde hiçbir şey okumamış. Kendi benzersiz Moriarty uyarlamasını oluşturmak için böyle bir şey yaptığını söyleyen Scott, buna rağmen akıllara en iyi kazınan Moriarty canlandırmasını ortaya çıkarmış oldu. Bundan sonraki muhtemel uyarlamalarda yeni Moriarty adaylarının epey çaba sarfetmesi gerektiği yadsınamaz bir gerçek…

Dizi İçin Üretilen Ekstra Projeler

Yapımcılar, Sherlock’u sadece diziden ibaret bir proje olarak görmek yerine hem işi daha da renklendirmek, hem de yeni gelir kapıları yaratmak için ek proje ve ürünler ortaya koymuş.
 
Bunlardan ikisi web sitesi ve aslında ikisini de diziden biliyoruz. Watson’ın, Sherlock ile maceralarını anlattığı kişisel blogu ŞURADA; Sherlock’un, dosyaları incelerken anlık olarak gelişmeleri paylaştığı, ki bu paylaşımlar çoğu zaman düşmanlarına bir mesaj niteliğindedir, çıkarım yapma bilimi üzerine sitesi ise ŞURADA.
 
Ayrıca bir de İngiliz yazar Guy Adams tarafından hazırlanan ve BBC’nin uyarlaması temelinde Sherlock’un önceki uyarlamalarının incelemelerinden dizinin yapım aşamasına kadar çok sayıda detayı içeren “Sherlock: The Casebook” isimli kitap var.  2012’de basılan 160 sayfalık bu kitabın Kindle edisyonlarına Amazon’dan ulaşabiliyorsunuz.
 

Oyuncuların Birkaçı Gerçek Aile Üyesi

Dizinin belli başlı ana karakterlerine zaman zaman eşlik eden yardımcı oyuncuların birkaçı, oyuncuların gerçek aile üyelerinden seçilmiş.
Birçoklarının bildiği üzere Mary’yi canlandıran Amanda Abbington, Martin Freeman’ın gerçek hayattaki eşi.
 
Dizide Sherlock ve Mycroft’un ailesini canlandıran oyuncular, Benedict Cumberbatch’in gerçek anne babasıyken, Sherlock’un gençliğini canlandıran oyuncu ise yapımcı Steven Moffat’ın gerçek oğlu.
 
Devam edelim mi? Sherlock’un köpeğini canlandıran dostumuz, gerçek hayatta Freeman ailesinin köpeği. Ayrıca “The Reichenbach Fall” bölümündeki avukatı canlandıran konuk oyuncu, Mycroft’u canlandıran eşcinsel oyuncu Mark Gatiss’in de resmi olarak eşi.

Dizide Çok Ünlü Olmayan Oyuncuların Olması Bir Tercih

Sherlock dizisi, IMDB’de en çok puana sahip dizilerde ilk 10’da. Dizinin ekrandaki başarısını düşününce, bu hiç de şaşılacak bir durum değil. Başarının elbette birçok sebebi var, bunlar içerisinde en önemli paylardan birisi de oyuncu seçimine ait kuşkusuz.
 
Dizinin yapımcıları Steven Moffat ve Mark Gatiss, diziye başlarken özellikle nispeten az tanınan oyuncuları seçmişler. Özellikle Robert Downey Jr. gibi bir rakip söz konusu olduğunda bu da cesur bir hamle haline geliyor ister istemez. Yapımcılar bunu tamamen taze, yepyeni ve gerçekçi bir takım kurmak için yapmışlar. Moriarty’yi canlandıran Andrew Scott veya Mary’yi canlandıran Amanda Abbington gibi…
 
Kaldı ki dizi başladığında her ikisi de büyük birer isim olmasına rağmen kırılma noktası yaratacak projelerinde henüz rol almamış olan Benedict Cumberbatch ve Martin Freeman’ı da bu tercihin içerisine sokabiliriz. Şimdi, 4.sezondan hemen önce bakınca, yerlerine çok tanınmış, reytingi garanti isimler gelseydi daha iyi olur muydu sorusu, muhtemelen hiçbir Sherlock izleyicisinin aklına bile gelmeyecek kadar önemsiz bir soru haline gelmiştir.

İngiltere Dışındaki Tepkiler ve Uyarlamalar

Sherlock’un Cumberbatch’li ve Freeman’lı uyarlaması, İngiltere dışında da birçok farklı ve bir kısmı son derece ilginç uyarlamalara ve tepkilere konu oldu.
 
Sherlock ile Watson’ın eşcinsel bir çift olarak yorumlandığı binlerce fan çalışmasını online mecralarda bulmak zaten mümkün. Bunun haricindekilere şöyle bir göz atmak gerekirse…
 
2013’te Çin’e giden ve burada, sosyal medya üzerinden vatandaşların sorularını cevaplayan İngiltere Cumhurbaşkanı David Cameron‘a şöyle bir mesaj geldi:
 
“Lütfen Sherlock’un yapımlarını hızlandırın! Her sezon için iki yıl boyunca bizi bekletiyorlar!”
 
Cameron da buna cevaben uyarlamanın son derece iyi olduğunu ve Çin’de de popüler olduğunu bildiğini, isterlerse orijinal Arthur Conan Doyle romanlarını da okuyabileceklerini, ama bu taleplerini yerine getirmek için de elinden geleni yapacağını söyledi.
 
Başlığın görselindeki manga uyarlaması Sherlock da bu örneklerin en ilginci.
 
Güney Kore’de, SHINee isimli bir pop müzik grubu da, birçok diziden olduğu gibi Sherlock’dan da ilham alarak bir şarkı hazırladılar. Sinir sisteminiz ne kadar izin verir, bilemeyiz lakin parça şöyle:

Kahramanların Birbirlerini Çağırma Şekilleri

BBC versiyonunun gerçekten sıfır kilometre bir uyarlama olması için pek çok şeyin değiştirildiğini, ama orijinalden de kopmamaya çalışıldığını biliyoruz. Bu o kadar hassas ayarlanmış ki Sherlock ile Watson’ın birbirlerine seslenmeleri bile değiştirilmiş.
Bir klasik eserden ve yazıldığı dönemden beklendiği üzere, Arthur Conan Doyle’un metinlerinde iki arkadaş birbirlerini resmi bir samimiyetle, soyadlarıyla çağırırlar. “Holmes” ve “Watson” şeklinde. Hatta Jeremy Brett’in Sherlock Holmes’ü canlandırdığı gibi geçmiş uyarlamalarda da buna sadık kalınmıştır.
 
Fakat dikkat edildiğinde BBC uyarlamasındaki ikilinin birbirlerine seslenişlerindeki tercihleri daha çok ilk isimleri oluyor. Bu sayede ikilinin arasındaki dostluğa daha çok yoğunlaşılıyor ve Sherlock’un meşhur resmî, soğukkanlı duruşu da bir nebze kırılmış oluyor.

221B Adresi Hayranların Akınına Uğruyor

Gerçek Baker Street’in ve 221B no’lu dairenin ne kadar popüler bir turistik mekan olduğunu tahmin edersiniz. Halen bilmeyenler için bir Sherlock müzesi olduğunu, hatta sadece evin değil sokağın ve çevrenin de Sherlock Holmes temasıyla düzenlendiğini belirtelim.
 
Dizinin çekildiği yer ise gerçek Baker Street’in iki mil uzağındaki Gower Street. Tahmin edileceği üzere dizinin başarısının ardından North Gower Street üzerindeki 185 no’lu daire de aynı popülerliği yakaladı. Sadece turistik anlamda değil, sıkı hayranların gün boyu uzaktan da olsa çekimleri izlediği, çay kahve molalarını dairenin altındaki Speedy’s’te verdiği bir bölge haline geldi.
 

221B’deki Basamak Sayısı

Conan Doyle’un yazdığı “Bohemya’da Skandal” hikayesinde Holmes ile Watson’un gözlemleme yeteneğiyle ilgili bir diyalog vardır:
 
“Alt kattaki holden buraya çıktığın basamakları sıklıkla görüyorsun.”
“Sık sık.”
“Ne sıklıkla?”
“Yani, birkaç yüz kez.”
“Peki kaç tane basamak var orada?”
“Kaç tane? Bilmiyorum”
“İşte! Gözlemlememişsin. Ve henüz görmemişsin. İşte benim uzmanlığım da bu. Şimdi, orada on yedi basamak olduğunu biliyorum, çünkü görürken aynı anda gözlemledim.”
 
Bunu niye anlattık? Çekimler için orijinalinden kopya edilen 221B no’lu dairede de gerçekten on yedi basamak var ve bu, özellikle yapılmış. Moffat bir açıklamasında, izleyicilerin gözünden bu tür şeylerin kaçmamasını ümit ettiğini söylemişti.

Benedict Cumberbatch Tek Oyuncu

Benedict Cumberbatch artık dünyanın en tanınmış oyuncularından birisi. Birçok projenin yanı sıra “Imitation Game” ile En İyi Aktör Oscar’ına kadar yükseldi. Sherlock’tan önce birçok rolü olsa da onun bu yükselişindeki asıl kırılma, hiç kuşkusuz Sherlock ile geldi.
 
Peki Cumberbatch’in Sherlock olarak seçilmesi nasıl oldu? Sanıldığı üzere seçmelere katılarak falan değil. Dizinin yapımcısı Moffat, Cumberbatch’in “Kefaret/Atonement” filmindeki performansını gördükten sonra bir an önce kendisine ulaşılmasını istemiş. Ve evet, Cumberbatch bu rol için görüşmelere davet edilen ilk ve tek isim olmuş.

 

Dizinin Yayınlanmayan Bir Bölümü Var

Başlık beklentiyi yükseltmesin; söz konusu bölüm, dizinin kabul edilmesi için kanala sunulan bir pilot bölüm. Yayınlanan ilk bölüm olan “A Study in Pink“ten önce çekilen bu pilot bölüm, hem eğlenceli hem de komik.
 
Çünkü henüz hazırlık aşamasında bir proje söz konusu ve birçok şey tam oturmamış. Oyuncular rollerini henüz giyememişler, çekim kalitesi bir miktar zayıf ve en önemlisi de Sherlock saçı henüz son halini almamış.
 
Başlarda herhangi bir yerde bulunmayan bu bölüm, daha sonra 30 dakikalık bir ek ve bazı düzeltmelerle izlenir hale getirilmiş.
 
Peki bu bölümü nereden bulacağız? Dizinin ilk sezonunun orijinal DVD’sinde ekstralarda mevcut olan bölümü online olarak da aşağıda bulabilirsiniz:


Sherlock – Inédit – A study in pink – Unaired… paylaşan: kilwootch

1987, Ankara. Türk Dili ve Edebiyatı lisansı, Yeni Türk Edebiyatı yüksek lisansı... KalemKahveKlavye'nin kurucusu. Evli ve iki kedi babası...Bazı kitaplar yazdı: Kadran Kadraj (2015), Kaosun Kalbi (2020), Yeraltı Kütüphanesi (2020), Gecenin Kıyısından Gelen Suratsız ve Yaşlı Kuzgun: Edgar Allan Poe (2020)
Yorum 1

    Cevapla

    15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1