James Norbury’nin yazıp resimlediği, Aslı Tunç çevirisiyle Epsilon Yayınevi tarafından yayımlanan Zen Öğreten Kedi, okuru hem görsel hem de düşünsel bir yolculuğa davet ediyor.
Büyük Panda ve Küçük Ejderha serisiyle tanınan Norbury, bu kez kadim bir ağacın bilgeliğini arayan bir kediyi merkeze alıyor. Yol boyunca karşılaştığı hayvanlarla kurduğu diyaloglar ise kitabın özünü oluşturuyor: hayatın anlamı, huzur arayışı, dostluk ve kabullenme.
Kedi’nin yolculuğu bir masal gibi akarken, anlatının katmanlı yapısı eseri sadece çocuklara değil yetişkinlere de seslenen bir felsefi hikâyeye dönüştürüyor. Suluboya illüstrasyonlar ise metnin sessiz ortağı gibi; kimi yerde öykünün bıraktığı boşluğu tamamlıyor, kimi yerde de okuru duraksayıp nefes almaya davet ediyor.
Zen Öğretisi ve Gündelik Yüzü

Norbury’nin başarısı, Zen öğretisini akademik bir yük olmaktan çıkarıp gündelik hayata temas eden bir deneyim olarak sunmasında yatıyor. Kedi’nin Tavşan, Karga, Maymun, Kaplumbağa, Kurt Yavrusu ve Kaplan ile karşılaşmaları aslında hepimizin zihinsel ve duygusal halleriyle yüzleşmemizi sağlıyor. Maymun’un bitmek bilmeyen düşünceleri, Kaplumbağa’nın hayattan yorulmuş hâli, Karga’nın öfkesi ya da Kaplan’ın tatminsizliği—hepsi insanın gündelik deneyimlerinin alegorisi.
Örneğin, Maymun karakteriyle yapılan sohbet, “bir an için zihnini susturmanın” bile huzura giden kapıyı araladığını gösteriyor. Yavru Kurt’un rüyaları ise başkasının gücünü değil, kendi yeteneklerini fark etmenin önemini hatırlatıyor. Norbury, okuru yönlendirmeden, her karakterin içinde saklı bir Zen dersini fark etmesine izin veriyor.
“Yolun Kendisi, Hedef Değil”

Kitabın doruk noktası, Kedi’nin Kadim Ağaç’a ulaştığında aslında aradığı şeyin dışarıda değil, yolculuğun kendisinde ve kurduğu ilişkilerde saklı olduğunu anlamasıyla geliyor. Bu, Zen’in özlü bir hatırlatması: “Engel, çoğunlukla yolun kendisidir.” Yavru Kedi ile karşılaşması, arayışın nihai durağını dönüştürüyor; çünkü hayatı zenginleştiren şey, paylaşmak ve dostluk kurmak.
Norbury, sonsözde Zen’in tam anlamıyla tarif edilemeyeceğini, ancak yaşanabileceğini vurguluyor. Burada da kitabın niyeti açıkça ortaya çıkıyor: okura tek bir doğru sunmaktan çok, kendi yanıtlarını bulmaları için alan açmak. Çizimler ve hikâyeler bu nedenle birer işaret levhası gibi işliyor; yönü gösteriyor ama yolu okurun kendisine bırakıyor.
Zen Öğreten Kedi: Çok Katmanlı Bir Felsefi Sorgulama
Zen Öğreten Kedi, ilk bakışta masalsı bir hikâye gibi görünse de, içinde çok katmanlı bir felsefi sorgulama barındırıyor. Bazı okurlar kitabın sonunda daha fazla kaynak ya da Zen öykülerine doğrudan referans görmek isteyebilir; bu eleştiriler haklı bir noktaya işaret etse de eserin asıl gücü, Zen’i kuru bir öğreti değil, yaşamın içinden anlarla aktarmasında.
Türkçe baskıda Aslı Tunç’un yalın çevirisi, metnin akıcı yapısını koruyor. Epsilon Yayınevi’nin özenli basımı, illüstrasyonların zarif renklerini başarıyla yansıtıyor. Sonuçta ortaya çıkan kitap, rafınızda sadece bir kez okunup kaldırılacak değil, dönüp dönüp açılacak, belki zor bir günde kısa bir pasajıyla nefes aldıracak türden bir yol arkadaşı.
James Norbury’nin daha önce yayımlanmış iki kitabına dair incelemeleri gözden kaçırmayın:
· Büyük Panda ve Küçük Ejderha · “Yolunu Kaybeden Herkese…”
·Kalıplara Sığmayacak Kadar Özgür Bir Yolculuk – Bir “Büyük Panda ve Küçük Ejderha” Macerası
Zen Öğreten Kedi | İncelemek ve Satın Almak İçin Tıklayın









