ahmet mithat efendi
Edebiyatımızın “Yazı makinesi” namıyla bilinen ilk “popüler” yazarı Ahmet Mithat Efendi’nin yayımlanmamış yazıları ilk kez okur karşısına çıkıyor. Koray Sarıdoğan’ın yüksek lisans tezinden hareketle tematik bir tasnifle hazırladığı, KalemKahveKlavye logosunu taşıyan e-Kitap dizisi “Dağarcık Dergisi Arşivi”nin ilk bölümü “Dil ve Edebiyat Yazıları”na ayrıldı. 1871-1872 yıllarında 10 sayı halinde yayımlandıktan sonra kapatılan ve Ahmet Mithat Efendi’nin…
Edebiyatımızın “yazı makinası” namıyla meşhur kalemi Ahmet Mithat Efendi’nin 1871-1872 yıllarında 15 günde bir yayımladığı Dağarcık[1] dergisi, her ne kadar “Ahmet Mithat’ın evrime ve materyalizme dair yazılarının olduğu dergi” olarak bilinegelmişse de adı üzerinde bir bilgi ve içerik dağarcığı niteliğinde. Öte yandan bahsi geçen şekilde bilinmesi de normaldir çünkü yayım süresince “kâfir, din aleyhtarı” gibi…
Yazma hizmetini varoluş sebebi olarak gören 1800’lü yılların en çalışkan yazarı,  Papirüs edebiyat dergisinin Mart-Nisan 2018 sayısının konusu oldu. Ahmet Mithat, birbirinden çok farklı konularda yazmıştı. Kadınlar, romanlarında ve risalelerinde kendine yer bulurken, ilk polisiye roman onun tarafından kaleme alınıyordu. Felsefe ve psikoloji kapsamında söyleyeceği sözler kadar ekonomi politik hakkında yazdıkları vardı. Biyografi ve otobiyografi…
Belki de yazarın metnine gösterdiği muamele, egosuna gösterdiğiyle aynı. “Mükemmelim ben” demekle, “mükemmel oldu” demek arasında çok fark yok. Bu deneme ilk olarak, Hayal Kültür Sanat Edebiyat Dergisi’nin Ekim-Kasım-Aralık 2014 tarihli “Edebiyat ve Sosyal Medya” dosyasında yayımlanmıştır. ** İmkanların çokluğu, üretimin niteliğini düşürür mü? Muhtemeldir. Ahmet Mithat Efendi’yi en azından ismen duymuşsunuzdur. Tanzimat’ın “kırk beygir…
Doğu ile Batı arasında, bugün halen sürmekte olan kimlik bunalımının ilk tohumlarından birisi de Tanzimat’tı elbet. Çağlardır cahil bırakılmış/kalmış halk, ne olup biteceğini tepeden inme komutlardan beklerken üst üste gelen meşrutiyetler, Cumhuriyet’ler, ihtilaller, muhtıralar, seçimler ve diğer pek çok “tepeden inme” kararlar, toplumsal travmalar yarattığı gibi bireylerin de akıl ve ruh sağlığını bozmuş oldu tabii.   Bireylerin travmalarını tamamen siyasi ve…