15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
Türk Edebiyatı
Attilâ İlhan, 12 Mart 1967 tarihli Durrell yazısına: “Kitapçının vitrininde Justine’e rastladım” diyerek başlıyordu: “[G]izemlerle dolu bir yolculuğu saygıyla tamamlar gibi, ağır ağır, Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlemesi’ni okuyorum.” Kaptan, İskenderiye Dörtlüsü’nü yere göğe sığdıramıyor,  dört ciltlik yapıtın “Balzac gibi düşünülmüş fakat Proust gibi yazılmış” olduğunu vurguluyor ve edebiyat ordularına verilmiş bir emir gibi “Okuyun bu…
Koray Sarıdoğan ve söz dinlemeyen saçı hızla sunar: Tanzimat’tan bugüne Doğan Hızlan, edebiyat ödülleri, Tüyap Kitap Fuarı 2019, edebiyat gündeminde olup bitenler, yeni çıkanlar ve çok daha fazlası… Filtreli edebiyat mecrası KalemKahveKlavye’nin podcast ve video yayınları kapsamındaki Edebiyat Bülteni #2 yayında! Jenerik müziği için sevgili Tamer İsli’ye ne kadar teşekkür etsek azdır! YouTube.com/tamerix ** KalemKahveKlavye.com…
Tanıtım bülteninden: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Gulyabani’de bir yazar için belki en zor şeyi yapmayı başardı; gerilimi ve mizahı birbiriyle ustaca harmanladı, bir korku ve güldürü başyapıtına imza attı. Edebiyattan sinemaya birçok eserde etkileri hâlâ görülen ve basıldığı günden bugüne birçok kuşak tarafından zevkle okunan Gulyabani, bugün de korkutmaya, güldürmeye ve düşündürmeye devam eden, gerçek bir klasik. Edebiyatımızın…
“Türk edebiyatını piyasaya teslim eden holding yayıncılarının başarılı olduğu bugünlerde; çuvaldızlarımızı elimizden bırakmadan kendimize iğne batırmaktan vazgeçmememiz gerekiyor.” Modern Avusturya edebiyatının önemli isimlerinden Arthur Schnitzler’in, geçtiğimiz sene Aylak Adam Yayınlarınca Türkçeye kazandırılan Geç Gelen Şöhret adlı romanı; önceki yüzyıl başında edebiyat uğraşısının ve bunun öznelerinin yaşadıkları koşullar, sahip oldukları düşünceler, taşıdıkları içsel çelişkilerle bunların toplumsal…
“Dokunulmaz konuları romanına boca edip estetik niteliğinin düşüklüğüne karşı bu konuların dokunulmazlığına sığınanlarda art niyet aranır aranmalıdır.” Röportaj: Nalan Temeltaş Nice zamandır emek verdiğiniz oldukça agresif ve provokatif metinlerinizin Türkiye Entelijansiyası ile derdi ne? Tonlamanız ve vurgularınız edebi cüruf kaldırmaya yetecek mi? Yol ve hedef? Sadece bir cümle ile söylemek gerekirse “nesneleri-kavramları adıyla çağırmak” diyebilirsiniz.…
Artık yayıncılık, birçoğu okuma kültürüne bile sahip olmayan sermaye sahiplerinin, önce yazarı sonra kitabı popüler yapmayı amaçlayan girişimcilerin, dünyanın ve ülkenin trendine göre kitaplar basan işverenlerin, bin bir heves ve emekle hazırlanmış dosyaları enikonu okumak yerine ahbapçılık yapan editörlerin elinde.     Yirmi otuz yıl öncesine kadar günün edebiyatını konuşacak olsaydık yazarın hayatı ve yayıncılık…
“Çöküş, insanın ayağa kalkmasıyla başladı. Çöküşten başka bir şey yok” Şenol Erdoğan adı hemen herkes için Altıkırkbeş ile birlikte anılagelmiştir. Kadıköy’e, Altıkırkbeş’e, Kaybedenler Kulübü’ne dair bilinenler yığınının içinde kendisinin de belirttiği gibi “tek gerçek şey”dir oysa. Doksanlardan bu yana, üstelik en gençlerimizden bile daha hevesli, daha nitelikli üretmeye devam eden, yakın zamanda kendisiyle birlikte anılan…
“Evet, edebiyatçı günahkar bir peygamber olduğuna inanmalıdır ve iğneyle kuyu kazar gibi sabırla kitapları okumanın yanı sıra kendini, insanlığı, toplumu ve doğayı okumalıdır.”   Çağımızın edebiyatı kısır ve sığ tartışmaların, bir yanıyla da tartışamamaların ortasında zenginleşemeden ve yükselemeden edebi nehrimize akmakta. Herkes günün yazarları ve eserleri üzerinden bilindik, farksız, alışılagelmiş tanıtım cümleleri kurmakta, edebiyat eleştirisi…
İyi edebiyat nitelikli zaman ister ve biz zamanımızı iyi kullanamadığımızda ortaya koyacağımız eserlerin de niteliği şüpheli olacaktır. Bazen bir şeyi yazmaya başladığımda büyük patlamadan itibaren ne olduysa anlatmak istediğimi fark ediyorum. “Sosyal medya” denince de böyle ama söz veriyorum, kısa keseceğim. İnternetle tanışıklığımızdan beri çeşitli iletişim ortamları oldu. BBS’i kaçırdım, ama chat (irc), icq, msn,…