Yüksek, tel örgülü aşılamaz duvarların arkasından gelen korna sesleri, çocuk bağırışları, dalga sesleri bir mahkûmu nasıl hapishaneden kaçmak için harekete geçiriyorsa; yıldızların yanıp sönmesi, sonsuz siyah boşluk ve bilinemez bir merak da insanı uzaya kaçmaya iter. Aslında biz dünyada mahkûm muyuz? Yoksa yıldızlar göz kırptığında merak değil de bir mahkûm gibi pişmanlık mı duyuyoruz? Zamanın...






