15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
googletag.cmd.push(function() { googletag.display('div-gpt-ad-1613070145932-0'); });
Metropolis Yayıncılık
Metropolis Yayıncılık, dünyanın dört bir yanından çarpıcı sosyoekonomik gelişme öykülerine yer vereceği yeni bir seriye başladı. Serinin Kore Nasıl Kore Oldu? başlığını taşıyan ilk kitabı bu hafta okurlarla buluştu. Uzun yıllardır Güney Kore’de yaşayan Kuzeydoğu Asya uzmanı gazeteci-yazar Andrew Salmon bu kitapta, sömürgecilik, savaş, yoksulluk ve siyasi darbelerle yıkıma uğrayan, fakat bütün beklentileri altüst ederek…
Gözde Kazaz ve H. İlksen Mavituna’nın hazırladığı “Bu Ülkeden Gitmek” Metropolis Yayıncılık etiketiyle okurun karşısına çıkıyor. Tanıtım bülteninden: “Gurbetçi” ailesiyle birlikte 1980’li yıllarda “sıla”ya kesin dönüş yapan Zümrüt, otuz küsur sene sonra, 10 yaşındaki çocuğunu da yanına alarak Almanya’ya geri dönüyor. Türkiye’de sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bir konumda olmayan Zümrüt’ü Almanya’da bekleyen hazır bir işi de…
Tanıtım bülteninden: Beş buçuk milyonluk nüfusuyla küçük bir ülke sayılabilecek Finlandiya’yı 90’lı yıllarda dünya çapında meşhur eden Nokia marka telefonların yerini 2000’li yıllarda iletişim teknolojisinin yeni gözdeleri akıllı telefonlar alırken, Finlandiya bu kez eğitim sistemiyle uluslararası kamuoyunun gündemine taşınır oldu. OECD tarafından üç yılda bir gerçekleştirilen PISA testlerinde ardı ardına kaydettiği başarılar sayesinde dünyanın dört…
Metropolis Yayıncılık etiketiyle yayımlanan Badiou, Balibar, Rancière, özgürleşmeyi yeniden düşünmek isteyen herkes için eşsiz bir eser. Felsefi düşüncenin gücü, 21. yüzyılda dönüştürücü ve eşitlikçi amaçlar doğrultusunda nasıl kullanılabilir? “Olay kuramı” ile Alain Badiou, “eşitliközgürlük” önermesiyle Etienne Balibar ve hakiki siyasetin koşullarını eşitlik temelinde araştıran Jacques Rancière, 1980’lerin sonundan bu yana siyasi düşünce alanında son derece verimli ve…
Yaratıcı yazarlık konusu açıldıkça veya kendi derslerimde sıkça üzerinde durduğum bir nokta var: Bizde yaratıcı yazarlık, ithal ettiğimiz ve tam anlamıyla dönüştürüp kurumlaştıramadığımız birçok şey gibi eksik bir alan henüz. Yaratıcı yazarlık (veya yaratıcı yazı/yazım, vs…) kurgu veya edebi metinler yazmakla sınırlı bir disiplin gibi algılanıyor ve küçüklü büyüklü atölyelerin hemen hepsinde çoğunlukla kurguya yönelik genelgeçer içerikler…