15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
googletag.cmd.push(function() { googletag.display('div-gpt-ad-1613070145932-0'); });
Melis Tükel Sünbül
terk edip gitmeyin şu güzelim evlerinizi ne olur. içim acıyor her gördüğümde. sararmış demir parmaklıklar ile çevrelenmiş muhteşem dairelerinizi, içinde kim bilir nasıl koca hacimli yaşanmışlıkların barındığı harikulade apartman dairelerinizi, özellikle giriş katı ya da kaldırımın hemen üzerinden caddeyi izleyen o içi karanlık ama sanki ben girsem, ben yaşamaya başlasam onlarda, apaydınlık/ışıl ışıl olacak yuvalarınızı…
Çekip giden baba büyük bir travmadır; çünkü karşına geçip seni beğenmeyeceği gün gelecektir.  Peter Paul Rubens  hem kimsesiz , sevgisiz ve meteliksiz bırakacaksın hem de karşısına geçip hesap soracaksın. bu nasıl bir kendine güvendir? sırf senin şeyinden düştü diye bu insanevladı, annesinin rahimine; hak mıdır bu sana? hem yapayalnız, ürkek ve aç biilaç bırakacaksın hayatın…
 27’ler kulübü, Amy Winehouse, Kaan Tangöze ve muhtelif konularla ilgili  Melis Tükel Sünbül imzalı bir yazı. *Bu yazı KalemKahveKlavye Dergi ‘nin Eylül-2011 tarihli “Vicdan” temalı beşinci sayısında yayınlanmıştır. Back to Black Geçtiğimiz ay, kara bir 23 Temmuz günü, basında evinde ölü bulunduğu haber edilen, ancak bir yandan da kalabalık bir parti sırasında eski kocası Blake…
Şimdi büyüdük ve sen beni buldun ya, sanki hemen hepsini telafi edebiliriz gibime geliyor tüm bunların.  İçtiğim biranın* kutusunda o günlerin kokusu var nihayet! Bugün yolladığın mail sayesinde yeniden kavuştum bu duygulara. Hatırlamıyordum nicedir. Benim geçmiş zamanlarımın üzerinden çokça zaman geçmiş gibi geliyordu bana ve sanki benim değillermiş gibiydi hiçbiri. Ama sen yazınca bana bir iki satır,…
Fakat işte sistem, günü geldiğinde hepimiz için işlemek ile mükellef bir mekanizma olduğundan; Selin evlenmek istiyorsa eğer, Ahmet’in yapabileceği pek de bir şey yoktur… Başına aniden gelen bir durum gibi söylemişti bunu. Sanki olan biteni engellemek için yapılacak son şey onu aramakmış gibi bir heyecan vardı sesinde. Biraz nefes nefese, hiç hal hatır sormadan, fakat…
Gözlerinin kahverengi olduğundan adım gibi emin olduğum bebeğimi görmek istedim hemen. Kahverengiydi. Annesi ne kadar değişmişti, ama gözleri aynı yeşildi.  Uyandığımda bebeğin gözleri yeşildi -ki normalde kahverengidir. Benim bebeğim. Hemen o’nu aradım, bu sabah bebeğe bakarken aklımın orta yerine düşen kişiydi kendisi. Sonuçta bebeğin babasıydı. Ara sıra arayıp nasıl diye sorabilirdim o halde. Telefonu mutsuz açtı, ne…
“Size farklı bir diyardan sesleniyorum. Burası, genişliğine var olduğumuz zamanın teknoloji yeterliliklerinin karar verdiği bir ekranın ardı. Kimileriniz yazma işi zevkinin doruklarına kaleminiz kağıda sürterken ulaşıyorsunuzdur hala, ya da kimileriniz –büyük çoğunluk gibi- bilgisayarının klavyesinin her bir tuşuna vurduğunda çıkan o tıkırtıda. Olduğum yer farklı. Olduğum yer belki de, nesillerimiz arasındaki o koca boşlukların en…