15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
güzel hikayeler
İnsan, insan olamadan geldim buraya. Ne zamandır buradayım? Bilmem. Ne kadar daha bekleyeceğim? Bilmem. Bildiğim bir şey var; insan hala tam anlamıyla insan olabilmiş değil. Değil belki ama şansı var kabuğunu kırmaya. Beklemek demiştim değil mi? Beklerken ben insan olmayı, çok şey oldu. Çok şey değişti. Bir köpeği tekmeleyene “hayvan” demeye başladı insanlar mesela. Köpeğin…
Hükümdarımız Saranzaya’nın keyfi yerinde. Avrupa’yı Osmanlı’dan önce ele geçirmek istiyor. Dünyayı insanların değil farelerin yönetmesi gerektiğine inanıyor. Bunun daha adil bir yönetim şekli olacağının farkında.  1666 Bu yolculuğu istememiştim. İyiden iyiye zayıflamış, bu meşum savaşın karanlık askerlerinden biri olmaktan yorulmuş, ailemi kaybetmiş ve vicdanımı hatırlamadığım bir yerlerde bırakmıştım. Son yolculuğum olurdu belki, bilmiyorum. Belki ben de bir…
9 saat 59 dakika kaçtım, oyun oynadım, sigara sardım, müzik duydum, çivi battı elime onu çıkardım… …Aslında 2 yıl önce olmuştu o olay. Yıllar önce değil… Konuşmam bitince fark ettim… Yıllar önce ben doğmuştum ve anne sütüm bozuk değildi. “Yıllar önce” dedim, 2 yaşım anını hatırlamak istemediğimden. Ama unutmamıştım…  2 yas tuttum… Memeden ağzıma akan süte ten karıştı. Küfür,…
Gözlerini açtı titreyerek kadın. Gerindi. Boğaz havasını çekti içine. Gülümsedi. Öyle böyle değil, hayran hayran gülümsedi. Telefona baktı. “Siktir et” der gibi, afedersiniz, dudağını büktü. Biz daha ölmedik! Koy bir kadeh daha! Anlatacağım sabırsızlanma! Bir gün… Bir gün bir kadın oturdu üstüme. Kızıl saçlı. İlk, saçlarına bakarım ben kadınların. Kahverengiydi gözleri. Kadınların gözleri her renktir aslında,…
Derler ki: Yedinci gün Tanrı dinlenmeye çekilmiş. Bahçesindeki kuğulara bakarken -muhtemelen hamakta- uykuya dalıp gitmiş. Rüyasında dünyayı görmüş. Güneşin etrafında raks ederken gördüğü bu yuvarlağı yarattım mı yaratmadım mı sorusunu uyur uyanık kendine sormuş. Deneb‘in altında uyuyorum. O öyle bir yıldız ki parlak gölgesiyle sarıyor rüyalarımı. Her gece yeniden aşık oluyorum. Kuğunun narin boynunu şanslı insanlara bırakıyorum. Yetinirim…
Lütfü Ağabey de umut torbası gibi adamdır. Ağzında bir “Düzelecek” lafı, bir de kısa Maltepe eksik olmaz. “Memleket düzelecek yormayın kafanızı. Beşiktaş düzelecek çocuklar. İşler düzelecek be loçkam!*” “Sanki dünyadaki bütün çay ocakları kapalı Ve göklerden tepelere inen bir sokak Ya da bir akarsuyum ben…” – Edip Cansever Uçuyordu adeta Selim. Sağ açıkta oynardı. Topu aldığı…
“Ergen” kelimesinin küfür olarak kullanıldığı günlerdi. Olgunluğun popüler olduğu aşikardı ama okuma yazmayı öğrenen her insanın bu rolü üstlenmesi tek düze bir hayat çıkarmıştı ortaya. Bundan sıkılıyordum o zamanlar. Çocukluğun hoyratça dışlanmasını yaşamıştık zaten ve sıranın ergenliğe gelmiş olması bir sonraki zaman diliminde olgunluğun bize yetmeyeceğini gösteriyordu sanki. Bundan elli yıl sonra herkesin kendini yetmiş…
Her “rüya” kelimesi geçtiğinde Freud‘un ruhunu çağırmak gerekmez. Ruhu gelmez. Gelse de bir şey değiştirmez. Bir rüya bazen sadece bir rüyadır. Yağmurun sürekli yağmasından şikayetçiydi kadın. Almanya’dan şikayetçiydi. Aşklarından, aşklarının karşılıksız olmasından, bu karşılıksızlığın hoyratça yüzüne vurulmasından şikayetçiydi. Bu kadar çok şikayet ettiği için kendinden şikayetçiydi. Kendinden şikayetçi olduğu için yaşadığı çaresizlik duygusundan şikayetçiydi. Çaresizlik…
Bu saçma yazıyı bu albüme ithaf ediyorum. 1’den ve 0’dan başka değer yok. Bilgisayar dilindeki gibi, insanlar alemi olarak biz de aynıyız. Her şeyin koca bir “1” olduğuna inancımı ne zaman kaybetsem, kafamdaki kurtlar, sırtıma çöreklenen dev fareler ve hayatıma giren tüm kadınlar birbirlerine benzemeye başlıyor. İnsan farklı olana rağbet eder. Taşan bardağı, yanan yemeği,…