15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
dostlar
Tanıştınız mı sürünemeyen yılanla? Tanışamazsınız çünkü tanışmak, gitgide içine girmektir tanıştığınız hayatın. Tanışmak istemezsiniz çünkü kıskaçlı yengeçlere, iğneli arılara, kokulu çiçeklere, orantılı bedenlere, yuvarlak gezegenlere, cam bardaklara, metal çatallara, denizdeki dalgalara ve sair şeylere alıştı gözleriniz. Gözleriniz neyi gördüyse onun esirisiniz. Sürünmeyen yılan olur mu hiç? Ama ben gördüm, sürünmedi yılan. Yılan olarak tasarlanması yetmedi…
-Neden deliremiyorum? -Bu bir lütuftur… Korkularımızın koşar adımlarını, kabuslarımızın sakin endişelerinde duyduk. Korkularımızın kokusu burnumuza gelmeden ete büründü; karşımızda gördük onları. İnsanlardı. Planlardı. Dostlardı. Taraflar ve araflardı. Taraflar arasında kalmış “ara”lardı. Arada kaldık. Nasıl bir hayat yaşadığımızı sorguladığımız ilk sabah, sonumuzun başıydı. Varoluşumuzu önceki gece bilinçsiz bir banyo fayansında tırnakladık; kanı başımızdan sızdı. Başlangıcımız, sonumuzu…