theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt
img-alt
Etiket / denemeler
“Arkeologlar meşhur antik kentte alışılmadık türde bir yazıt daha keşfetti. Ne zamana ait olduğu bilinmeyen höyük yeniden koruma altına alındı. Bir kısmı çözülen tabletlerin üzerinde çalışılmalar yürütülmeye devam ediliyor. Uzmanlar tabletlerin bulunduğu yerin bir mezar olup olmadığını bilmediklerini ancak çevresinde kırık bir ayna ve ne olduğu belirlenemeyen küçük bir takım objeler gömülü bulunduğunu belirtti” ***...
  Gazetede “kendimi kaybettim, hükümsüzdür” yazılı ilanı görünce şaşkınlığıma mani olamadım. Kaybetmeden evvel insanın kendini bulması gerekmez miydi? Şaşkınlığım yerini tarife gelmez bir heyecana bıraktı. Belki de kendini bulan ilk insana ulaşabilme ihtimali tüm vücudumu sarıp sarmaladı. Bir süre heyecanımı yatıştırmaya ve bu kayda değer şahsa ulaştığımda ona karşı sarf edeceğim cümleleri kafamda toparlamaya çalıştım....
Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Nâzım Hikmet Üstüne Yazılar kitabı, Memet Fuat’ın 1965-1998 yılları arasında çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan yazılarından oluşuyor. Memet Fuat, bu yazılarda, Nâzım Hikmet’in şiiri, yaşamı ve yapıtları hakkında yaptığı bilimsel incelemeler ve ilk elden tanıklıklarla birçok yanlışı düzeltiyor ve Nâzım’ın daha iyi anlaşılması için okuyucuya rehberlik ediyor. “1929’da yayımlanan 835 Satır’ın...
Temsili yeniçeriler Eski İstanbul surlarını tahta kılıçlarıyla dürterken başladı savaşım. Militarist bir yazgım olup olmadığı sorusunu sormak için henüz erkendi ama herkes gibi kana bulaşmıştım. Mehter Marşı eşliğinde şehir düşüyordu ve ben ömrüm boyunca devam edecek olan yalpalamanın ortasında “çaresiz” kod adıyla şehre iz düşüyordum. Doğumumdan tam iki yıl önce memlekette son idam gerçekleşmiş ve küf kokulu hayatların yerini tüketimin plastik...
Aralık 2014’te 12 sayfalık ve 150 adetlik bir baskıyla dağıtılan Akıl Destek Ünitesi, şimdi KalemKahveKlavye’de yayında. Kişisel notlar ve çizimler ile bir miktar kurgunun iç içe olduğu metni, Kadran Kadraj’ın sunumu gibi okumak da mümkün. Arka Kapak yazısı: Mütevazı Edebiyat Tanrısı’na ahşap bir sunakta sunulan ve bir kez okunduktan sonra saf kafein tozuyla birlikte yakılan...
Ölü evine yemekler getirilir, götürülür. Ölüm, bilimsel olarak kanıtlanmıştır, acıktırır. Susulan anlarda yemek yenilir. Yemek ağızda büyürken rahmetlinin bedeni çiğneniyor gibi hissedip, tükürürsün.  Ölüm bir rüyadır, rüyada gibi algılanır. Birileri ölür, insanlar toplanır, bir şeyler sandıklara konur ve birileri tabutlara… Toplanıp yıkanıp paklanıp kaldırılır ve gerisi koca bir toz bulutu. Dünya, yaratılmadan önce nasıldı? Yalnızdı....
Beni Sayan Uyuyamayanlar — Fahişe olamayacak kadar güzel, kadın olamayacak kadar çirkin ağızlıydı. Ama diğer kadın olabilecek kadar umursamazdı.  Sigara zammı yüzünden adı metresti… Gerçek kimliğini annesinin arabasında unutmuş, araba da denize uçmuştu. Haberler intihar demişti. İntihardı da… Ölecekti, sağ memesi yoktu. O uyurken olmuştu her şey… Mezarda da emzirmek istemişti annesi onu sağ memesiyle....
Yaşayanla Yaşanmaz — İlk kez KalemKahveKlavye Dergi’de yayımlanan bu Koray Sarıdoğan yazısı şimdi web sitesinde okurla buluşuyor.  Ben manifestomu çok önce yazdım; bu o değil. “Yapıt, tasarımın ölüm maskesidir” der Walter Benjamin. Her şey oldu bitti içimde; bu yazılanlar birer temsil sadece, olanların kendisi değil. Olduğunu sandığımız her şey, temas edilemeyen yerlerde gerçekleşmiştir zaten; biz...
“Ölmemeliyim…” diye mırıldandım ama duyamadım ne dediğimi. …derin bir nefes çektim içime. Bilmiyordum beynimin öldüğünü… Gidişinden 2 gün sonra. Lanet kitabı yeni bitirdim ve durmadan susuyorum. Hiç bu kadar susamamıştım… Melodi geldi komşunun melankolik halinden. “Kuş olup uçacağım…” diyordu. Hâlâ umut besliyor ya da umudun kafasını uçuruyordu. 2 gün olmuş… Ayaklarım hala çıplak, ben çırılçıplağım....
 Dilimin kemiğini köpek yavrusu yedikten sonra kekemeliğim geçti. Adına sadece “Köpek” dediğim o yavru, yalnızlığın dibine kadar havladı ve öldü, ağladım ama geçti… “Hiç bu kadar aşağılanmamıştım!” Kendi sesimden çıkana bir an inandım bakkalın çırağı kadar. Kapıyı kapatınca kahkaha çınladı duvarlarda. Neden öyle dedim sahi? Boş ver… İçeriden adam sesi geliyor, birisi kendini yatağımda unutmuş!...
Edebiyat dergileri alanında, online yayın yapanlar içerisinde bir dönem Kalem Kahve Klavye etiketi ile sayısız yazar, çizer, fotoğrafçı, grafikerin katılımının yer aldığı  4k-Dergi arşivinin tamamı aşağıda. Kısa hikayeler, makale, inceleme, şiirler, denemeler gibi pek çok türde kalem oynatılan Kalem Kahve Klavye Dergi ‘nin ilk döneminde aynı isimle çıkan 9 sayının ardından “Elfaz” adında 2 sayı...
15 49.0138 8.38624 arrow 0 bullet 0 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 4000 1