15 49.0138 8.38624 arrow 1 arrow 1 4000 1 0 horizontal https://kalemkahveklavye.com 300 0
theme-sticky-logo-alt
img-alt
img-alt
img-alt

allah
Bu akşam, bu akşam, duvarlarla beyaz kadehlere başladık Bu akşam işte, bir terzi dikkatiyle söktüm göğsünden kalbimi Sonra oturma odaları sustu, ama kumandalar bulundu, zafer senin Çıldırdım, yavrusunu yuvasında bulamayan bir arı kuşu gibi Merhaba çivi delikleri, çatlak sıvalar, tütünlü perde Duvarlar. O duvarlara çaktığımız uzun sessizlikler… Bu akşam, bu akşam, intiharları önemseyen bir sağanak…
İçim, kapısında “her canlı ölümü tadacaktır” yazan mezarlık gibiydi, Ölüler çoğalıyor ve ben canlı olarak ölümü tadıyordum… Küçükken Allah baba vardı, Kızdığında taş yapan yemeğini yediğinde seni seven. O evde de Allah baba yaşıyordu, Buz gibi duvarlarından korkmamak için dualar bilmek gerekiyordu Arapça kelimelerden boyum kadar ipler yapmak ve onları Allah’a tutturmak gerekiyordu Korkuyordum, Çünkü…
Duyuyorum 4 meleğiyle Ethem sonsuzmuş artık. Tanrım çıldırmama izin ver!  (Tarih: 16 Haziran 2013 saat: 03:47 ve ben kusuyorum, bağırıyorum, dövülüyorum, Tenim sağlam… Yazılarım düşük yapıyor. Çok sancıyorum, kalem ve düşünce kaybediyorum… …sonra, parantez dışı kalıyorum.) Uyunmuyor, uyutmuyor bu gece. Ruhum deliniyor… Binlerce çığlık duyuyorum gidemediğim yerlerden. Korkuyorum, ürküyorum sabahı görmekten. Kan akacak doğmamış bebelerden. Dinliyorum radyodan…
İçimin ebeveynleri akşam ezanından sonra salmıyorlar ki öleyim. Körebem yok, oyun değil bu… Deliriyorum ben! Toplayın bütün sokak hayvanlarını! Kaçırın masum çocukları! Yakın şehir kütüphanelerini! Annemin mezarına sereceğim çeyizimi, gelsinler görmeye. Boşalttığım sandığa babamın kemiklerini koyacağım, her sızladığında morfin basacağım.  İçimin ebeveynleri akşam ezanından sonra salmıyorlar ki öleyim. Körebem yok, oyun değil bu… Allah demeyi…