İnsan
  Bu yazı ilk kez, Ayı Dergi’nin Şubat 2017 sayısında yayımlanmıştır. Vicdanın kriz anlarında sorulan “İnsanlık bitti mi, nerede insanlık?” sorusundaki mantık hatasını çözenler olarak halen azınlıktayız. Zira “insanlık” bir temennidir ve henüz gerçekleşmemiştir. İlkokuldayken tarihi çağları gösteren o şeritte, 1999 yılıyla sona eren Yakın Çağ’dan sonra hangi çağın geleceğini sorardık öğretmenlerimize ve hiçbiri bilmezdi.…
Altıkırbeş Yayın‘dan çıkan, Can Batukan’ın “Anima-lizm: İnsan, Hayvan ve Bitkilerde Ruh Üzerine” kitabına dair bir Koray Sarıdoğan incelemesi… Can Batukan’ın Altıkırkbeş Yayın‘dan çıkan kitabı “Anima-lizm: İnsan, Hayvan ve Bitkilerde Ruh Üzerine“, uzun zamandır düşünmekten kafamı, ümitsizlikten de aklımı yorduğum kimi sorunları içeren, temelde bir felsefe kitabı olmakla birlikte konuların özgün dizilimi ile aynı zamanda bir…
Kimse boğazımızdan öpmeyecek bizi anne, Kimse düğüme dayamayacak kulağını. İçimdeki çocuğa sûreler inecek, İçimdeki çocuk aklımı ıslatacak anne. Kalbimiz kırıldı biraz anne, Ama öpersen geçecek. Dökülecek alnımdan kibir, sırtımdan el izleri. Her gün kendimi bekledim iş dönüşlerinde, İçimdeki çocuğu koşturdum her yokuşta. Her akşamda, Her anıda. Büyüme, diye tembihledim anne, Musibetlerce talan olmuş bir evken çocukluğum. İnsan…
Söyle, nasıl vuruldu dağlarım sırt sırta. İnsan… Su kadar şeffaf ol bana, Su kadar temiz… JasondeCairesTaylor-Silent Evolution İnsan… Ayıkla taşı ömrümden. El et, derman ver… “Koştum da yorulmadım” de bana… Söyle, yok hakikatin bir köşesi… İnsan… Koş yetiş an’ıma, An ki ziyan… İki günü bir ölüler var koynumda… Söyle, bir duvardı hayat, ördüğüm an be…
“Ergen” kelimesinin küfür olarak kullanıldığı günlerdi. Olgunluğun popüler olduğu aşikardı ama okuma yazmayı öğrenen her insanın bu rolü üstlenmesi tek düze bir hayat çıkarmıştı ortaya. Bundan sıkılıyordum o zamanlar. Çocukluğun hoyratça dışlanmasını yaşamıştık zaten ve sıranın ergenliğe gelmiş olması bir sonraki zaman diliminde olgunluğun bize yetmeyeceğini gösteriyordu sanki. Bundan elli yıl sonra herkesin kendini yetmiş…
4k/ Elfaz Dergisi “Sıkıntı” Konseptli 1. Sayısında Yayınlanmıştır Görsel: Berna Bilgin Kendimi terk ettiğimi bilmiyordum. Az önce anladım. İnsan bir mektup bırakırdı oysa. Klişe diyip geçmeyelim. İnsan kendini terk edince, klişelere bile muhtaç kalıyor. Böyle durumlarda veda mektubu da önemli bir klişe hâline geliyor. Klişe olmayınca kroşe yersin. Üstelik nereden geldiğini de bilemezsin. Şaşkın şaşkın…