illüzyon
Biraz konuşalım. Bu cool girişe rağmen aslında sadece ben yazacağım, sen de okuyacaksın. Ama cümlelerim, içinde bir yerlerde soru işaretlerinden en az iki halkalı bir zincir yarattığında, yine konuşmuş sayılacağız. Bu blogda yazdıklarım benden bir şeyler taşımalarına rağmen, pek çoğu bu yazı kadar “kişisel”  değil. Evet, bu kişisel bir yazı olacak çünkü içimi dökmeye ihtiyacım…
    Bilinç akışı dedikleri şey aslında bilinçsiz bir akıştır; anlamış olmalıyım artık. Çıktığım o sahnede, bilmem kaç bin kişinin alkışladığı zirvedeki adam,ben;  her birinin gözlerine bakmak istemiştim. Bu sahne ne zamandır buradaydı? Dört dakika; kulaklıklarımdaki şarkı çalmaya başladığından beri… Ne zaman takmıştım kulaklıklarımı? Yedi dakika; otobüse bindiğimden beri. Yolculuğa ne zaman başlamıştım peki? Yirmi küsur…