fbpx
Filtre Kahve | İnceleme
Distopyalar, ilk bakışta bize yalnızca “Çok uzak bir gelecekte belki olabilecek veya olması pek de mümkün olmayan” felaketleri anlatır gibi görünür. Bu önerme yakın geçmişte bir miktar doğru sayılabilirdi ama yirmi birinci yüzyılın daha ilk çeyreğini tüketmeden medeniyetimizin bizzat kendi eliyle getirdiği değişimlerin bir sonucu olarak distopyalar artık hemen yarın olabilecek şeyleri anlatabildiği gibi belki de çoktan bir…
“Belgesel film, giderek kötüleşen dünyaya muhalif olmak için çekilir. Kısa ya da uzun metrajlı bir filmi hobi olarak çekebilirsin ama belgesel film, hobi olsun diye yapılan bir şey değildir. Belgesel ne bir meslek ne de bir hobi, belgesel derdi olanın yaşam biçimidir.” diyen Kibar Dağlayan Yiğit’le, iki yıl önce, derdini dile getirdiği iki güzel belgesel…
Felsefe profesörü olan Örsan K. Öymen’i felsefeye ve siyasete dair muhtelif mecralardaki yazıları ve TV programlarından tanıyoruz. Daha önce Hume, Tanrı Var mıdır?, Varlık ve Kuşku, Felsefe Yazıları adlarına sahip dört kitabı okurla buluşan Örsan K. Öymen, bu sefer bir romanla karşımızda: Karanlıktan Yağan Kar, Destek Yayınları’ndan çıktı. Karakterleriyle, olay örgüsüyle bir romanla karşı karşıya olsak…
Grupların ve müzisyenlerin dört gözle beklediğim albümleri tek tek dijital ortamlarda yayınlanmaya başlandı. Bu kadar uzun süredir bekleyince dinlemenin heyecanı da bir başka oluyor.  Bahsettiğim gruplardan ilki Kam’dı. Kam, farklı gruplardaki performanslarıyla Türkiye’de yenilikçi ve çarpıcı ve hatta yer yer geniş hayran kitlelerine ulaşan müziklere imza atan gruplardan bildiğimiz müzisyenlerden oluşuyor. Son halinde ise Gevende’nin…
KalemKahveKlavye ve Yazım Kılavuzu işbirliğiyle hazırladığımız “Yazar Adayının Yol Haritası” söyleşi serisinin ikincisini, 4 Kasım 2019 Pazartesi günü 38. İstanbul Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdik. Söyleşide editörler Sevengül Sönmez, Şeniz Baş ve Koray Sarıdoğan; dosyasını yayımlatmak üzere yola çıkan yazar adaylarının muhtemel süreçlerini, Türkiye’nin ve dünyanın yayıncılık konjonktürü çerçevesinde konuştular. Söyleşiye ilham veren yayınımız YAZAR ADAYININ EL…
Tarih boyu isyanını sazla, sözle sesleyenler bunu yapmaya devam edecekler. Bazıları isyanın sesi olacak, bazıları isyanı körükleyecek, bazıları zaman içinde unutulacak, bazıları fonksiyon değiştirecek, bazıları ise dimdik ayakta duracak ve dilden dile dolaşıp duracak. Çünkü ben sussam da içim susmayacak, müzik susmayacak.   James Lull, 1987 yılında yayımlanan “Popüler Müzik ve İletişim” isimli kitabında,  dinleyicilerin …
Dokuz yıl aradan sonra doğan iki roman. “İlk kez böyle bir şey oldu. İkisi birlikte ilerledi.” diyor Latife Tekin. Caferli Güze Festivali’nde birlikte imzadayız. Bir yandan okurlarımızla söyleşiyoruz, bir yandan birbirimizle. Kitaplarını ondan imzalı aldım: Manves City ve Sürüklenme. Birinci ağızdan da dinliyorum öykülerini. Yaklaşık üç yıl sürmüş romanların yazım süreci. Önce Sürüklenme’yi yazmaya yoğunlaştığını…
“Otobüs hızla dolmuştu. İçinde bir şeyler yer değiştirdi ve ağlamaya başladı, bir çocuk ağlaması gibi değil ama daha masum, dünyaya sessizce isyan edercesine ağlıyordu, bir yetişkin gibi, usulca… Her şeyi kontrol altında tutmak isterken dünyanın yükünün ne olduğunu da anlamaya başlıyordu.” ( s.222) Özgür Topraklar‘ı okumayanlara nasıl anlatırım diye düşünerek ilerlerken bu paragrafta bir an…
Albert Camus’nün “Create Dangerously: The Power and Responsibility of the Artist” kitabından alınan pasaj Türkçeye ilk kez çeviriyle yayında. Doğu’daki bilge bir adam, tanrısına dua ettiğinde onu tuhaf zamanlardan kurtarması için yakarırmış. Bizler bilge olmadığımız için tanrılarımız bizi kurtarmadı ve bu yüzden tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Ne yaparsak yapalım çağımız onu görmezden gelmemize izin vermeyi reddediyor.…