Filtre Kahve | İnceleme
Korku edebiyatı Türkçede toplama nazaran bir avuç denilecek bir yazar grubunca üretiliyor. Buna rağmen son yılların en özgün ve üretken işlerinin hatırı sayılır bir kısmı da Türkiye korku edebiyatı taifesinden çıkıyor demek çok da mesnetsiz bir laf olmaz. Bu alanda uzun yıllardır eser üreten iki yazarın, Orkide Ünsür ve Zeynep Çolakoğlu’nun birlikte hazırladıkları, Karakarga Yayınları’ndan…
KalemKahveKlavye’nin Yaratıcı Yazarlık Eğitimi Dosyası’nın yeni bölümünde Koray Sarıdoğan, “Atölyeler para tuzağı mı?” konusuna iki soru üzerinden cevap arıyor: Dünyada ve bizde yaratıcı yazarlık müfredatı nasıl? Yazmak için atölyeye gitmek şart mı? Videosu Youtube‘da, Ses dosyası Spotify, Soundcloud, iTunes KalemKahveKlavye hesaplarında. Abone olmayı, yorum yapmayı ve paylaşmayı unutmayın. İyi seyirler!
Covid-19 veya yaygın adıyla Koronavirüs salgını tüm dünyada ve tüm sektörlerde etkisini göstermeye, artan bir çizgide devam ediyor. Ekonomik koşulların en kırılgan olduğu sektörlerden yayıncılık sektörü de bundan payını alıyor elbet. Peki yayınevleri, Koronavirüs salgını koşullarından nasıl etkilendi? Yayın programları, beklentileri ne yönde değişti? Gerek yayıncılık, gerek Covid-19 salgını ile ilgili yakın vadeyle ilgili öngörüleri…
Edebiyat dünyamızda açıkça dillendirilmeyen konulardan birisi eleştiri ve eleştirmen olgusudur. Türkiye’de Tanzimatla birlikte, özellikle Ahmet Mithat’ın yayınlarıyla gündeme giren eleştiri ne yazık ki günümüze geldiğimizde işlevini yitirmiştir. Eleştiri mekanizmasının neden işlemediği konusunu ayrı tutarak Ocak ayında çıkan bir kitaptan söz etmek istiyorum. Şair kimliğinin yanında, eleştirmen kimliğiyle de öne çıkan Mehmet Aslan, son yıllarda çok…
Öyledir… Çakılana dek, hissetmezsin. Donarak ölmeden evvelki uyuşma gibi mi? Belki. Ama bu, ellinci kattan düşen bir adamın hikâyesi; zemine değene dek, her şey yolunda diye düşünüyor… ve her katta, tekrar ediyor: “Şimdiye kadar her şey yolunda.” Ama ya mevzu, düşüş değil, çarpış ise… Medeniyetler yere çakılmadan, düştüklerini bilmezler. Peki, medeniyetlerin mayasında bu var ise…
“Sığınak Agarttha’dadır. Agarttha’dan söz edildiğini işitmişsinizdir; dünyanın kralının oturduğu yer, Dünya’nın Efendilerinin, insanlık tarihinin olaylarına egemen oldukları, onları yönettikleri yeraltı kenti. Tapınakçılar [Tapınak Şövalyeleri] gizli merkezlerinden birini orada, tinselliklerinin kaynağında kurmuşlardı. Agarttha krallığı ile Sinarchia arasındaki bağları biliyorsunuzdur…” Foucault Sarkacı bir “ezoterik macera” (esoteric thriller) ya da The Washington Post yazarı Michael Dirda’nın deyişiyle bir…
“Bir hayattan geriye ne kalır?” Kitabın arka kapak yazısının ilk cümlesindeki bu soru, kitaba başlarken gösterdiği etkiyi kitap bittiğinde daha da derinleştiriyor. Mezardakilerin geçmişleriyle ilgili neler düşünebileceği varsayımına dayanan Robert Seethaler’in son kitabı Toprak, ölümün gizeminden çok yaşamın gizemiyle baş başa bırakıyor bizi aslında. Aynı zamana ödüllü bir oyuncu da olan Robert Seethaler ile Türkçe…
İzlemesi de okuması da hayli güç bir dram. Hele kadınsanız… Oysa olağan başlıyor her şey. Birbirine âşık iki sanatçının -hele ki bu aşk sanatlarını da besliyorsa- kime, ne zararı dokunabilir? Fakat sanatçıların aşkları, tutkularının şiddeti doğrultusunda yapıcı bir itkiye dönüşebildiği gibi, tutkunun zayıflayıp işlevini yitirmesi sonucu, söz konusu itki o şiddette yıkıcı olacaktır. Camille Claudel…
Bugün alternatif müzik türleriyle birlikte Türkiye’de Rap müziğin de yükseldiğini ama Rap’in birkaç adım öne geçerek ana akıma oturduğunu söylemek en azından içinde bulunduğumuz süreç için pek de yanlış olmayacaktır. Bunun, başka bir yazının konusu olan pek çok nedeni var elbette ama burada bizim için önemli olan ikisi şunlar: Bu yükselişin ayak seslerini aslında 2000’lerin…