Filtre Kahve | İnceleme
Öyledir… Çakılana dek, hissetmezsin. Donarak ölmeden evvelki uyuşma gibi mi? Belki. Ama bu, ellinci kattan düşen bir adamın hikâyesi; zemine değene dek, her şey yolunda diye düşünüyor… ve her katta, tekrar ediyor: “Şimdiye kadar her şey yolunda.” Ama ya mevzu, düşüş değil, çarpış ise… Medeniyetler yere çakılmadan, düştüklerini bilmezler. Peki, medeniyetlerin mayasında bu var ise…
“Sığınak Agarttha’dadır. Agarttha’dan söz edildiğini işitmişsinizdir; dünyanın kralının oturduğu yer, Dünya’nın Efendilerinin, insanlık tarihinin olaylarına egemen oldukları, onları yönettikleri yeraltı kenti. Tapınakçılar [Tapınak Şövalyeleri] gizli merkezlerinden birini orada, tinselliklerinin kaynağında kurmuşlardı. Agarttha krallığı ile Sinarchia arasındaki bağları biliyorsunuzdur…” Foucault Sarkacı bir “ezoterik macera” (esoteric thriller) ya da The Washington Post yazarı Michael Dirda’nın deyişiyle bir…
“Bir hayattan geriye ne kalır?” Kitabın arka kapak yazısının ilk cümlesindeki bu soru, kitaba başlarken gösterdiği etkiyi kitap bittiğinde daha da derinleştiriyor. Mezardakilerin geçmişleriyle ilgili neler düşünebileceği varsayımına dayanan Robert Seethaler’in son kitabı Toprak, ölümün gizeminden çok yaşamın gizemiyle baş başa bırakıyor bizi aslında. Aynı zamana ödüllü bir oyuncu da olan Robert Seethaler ile Türkçe…
İzlemesi de okuması da hayli güç bir dram. Hele kadınsanız… Oysa olağan başlıyor her şey. Birbirine âşık iki sanatçının -hele ki bu aşk sanatlarını da besliyorsa- kime, ne zararı dokunabilir? Fakat sanatçıların aşkları, tutkularının şiddeti doğrultusunda yapıcı bir itkiye dönüşebildiği gibi, tutkunun zayıflayıp işlevini yitirmesi sonucu, söz konusu itki o şiddette yıkıcı olacaktır. Camille Claudel…
Bugün alternatif müzik türleriyle birlikte Türkiye’de Rap müziğin de yükseldiğini ama Rap’in birkaç adım öne geçerek ana akıma oturduğunu söylemek en azından içinde bulunduğumuz süreç için pek de yanlış olmayacaktır. Bunun, başka bir yazının konusu olan pek çok nedeni var elbette ama burada bizim için önemli olan ikisi şunlar: Bu yükselişin ayak seslerini aslında 2000’lerin…
‘Emekçi kadınlar’ cephesinde bu yıl da değişen bir şey yok. Bu 8 Mart’ta da yine başındaki “emekçi” sıfatı kırpılarak, belleklerimizdeki yeri “Kadınlar Günü”ne indirgenmeye çalışılan, sıradan bir “Kadın Günü” yaşıyoruz. Kadın vurgusunu öne çıkaran şirketlerin, kadın işçileriyle övünen 8 Mart reklamıyla algılarımızla oynamasını izliyoruz. Kadın söylemi üzerinden tüketimi körükleyenlere destek olmak için, yaralı bilinçlerimizle mağaza…
“İnsanların bu kadar uzakta yaşamasına izin verilmemeli,” demişti ön kapıda. “Dünyadan böyle saklanarak ne elde ediyorsunuz ki? Her şekilde sizi ele geçirir o.” (s.103) Kitaptan aldığım bu pasaj, Kafka’nın sözünü hatırlatıyor: “Dünyayla arandaki savaşımda, dünyanın yanında ol.” Parçası olduğumuz medeniyetin ve bugünün dünyasının akla ilk gelen bütün sorunlarının ilk sebebi bu iki alıntıda gizli belki:…
SANATÇININ AVRUPA’DAKİ İLK AYAĞI VE AYNI ZAMANDA MEMLEKETİ OLAN BELGRAD’DAKİ “ČlSTAČ- THE CLEANER” SERGİSİNDEN Herkese merhaba! Ülkemize başka bir isimle gelecek olan bu serginin Avrupa’nın ilk büyük Marina Abramović retrospektifi olduğunu ve Belgrad ayağında bizzat bulunmaktan şahsımı çok ayrıcalıklı ve şanslı hissettiğimi söylemeden edemeyeceğim. Böylelikle bu yazıyı da ülkemizde kaleme alan ilk bireylerden biri olduğumu…
20. yüzyıl bilimsel anlamda insanın en büyük atılımı yaptığı yüzyıldır. Bilim insanları; eğer insanın o sonsuz merak duygusu olmasaydı ve hayal gücünü çalıştırmasaydı bugünkü bilgi birikimi mümkün olmazdı diyerek, bilimsel gelişmelerde en büyük payı insanın hayal gücüne ve merak duygusuna veriyorlar. Merakın ve hayal gücünün etkili olduğu alanlardan biri de, insanın kendini ifade yollarından biri…