fbpx
Sülbiye Yıldırım
“En aşılmayan, unutulmayan idealler ise gerçekleşmemiş olan ideallerdir. Bundan ötürü bir düşüncenin daha gerçekleşmemiş oluşu, o düşüncenin ne yenilgisini ne de yanlışlığını kanıtlar. Aksine yalnızca gerçeklerin alanına girip eskimemiş ve yanlışlıkları kanıtlanmamış olan idealler, ahlaki gelişmenin bir öğesi olarak, her yeni kuşakta etkinliğini sürdürür.” Stefan Zweig  Zweig, zengin bir Yahudi ailenin çocuğu olarak 1881 yılında…
Rollo May “Yaratma Cesareti” kitabına yazdığı önsözde, “Bitmemişlik niteliğinin hep kalacağını, bunun bizzat yaratıcı sürecin bir parçası olduğunu anladım,” der. Bu açıdan bakıldığında, aslında her sanat eseri biraz bitmemiş, biraz yarım kalmıştır. Bir edebi eseri okurken, gözlerimizle ve zihnimizle algıladığımız eseri, vicdanımızın ona yüklediği anlamlarla tamamlarız, hatta yeniden yaratırız. Anlam yükleyip sahiplendiğimiz andan itibaren o…
Sülbiye Yıldırım, Işıl Özgentürk’ün AYA Kitap’tan çıkan son kitabı “Türkiş Dekameron”u KalemKahveKlavye için inceledi.  Zamana meydan okuyan, her daim geçerliliğini koruyan, okunmasa bile adını herkesin bildiği büyük edebi yapıtlar vardır. Bu edebi yapıtlar klasikleşmenin ötesinde edebiyatın mihenk taşları olarak her zaman yolumuzun üstünde dururlar. Bu yapıtlar okur ve yazar için güncelliklerini her daim korurlar ve…
Her şeyi kendi yararına dönüştürmeyi ustalıkla başaran kapitalizm, 8 Mart tarihinin adındaki emekçi sıfatını görmezden gelerek, kadın söylemi üzerinden tüketimi körüklemeye çalışırken, aynı zamanda asıl amacına ulaşarak, günün anlamının da yitirilmesini sağlamaktadır. Oysa 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’dür ve çok özel, çok saygın bir gündür. Kanla yazılmış büyük acıların yaşandığı uzun yıllarca verilen, emek…
“Her çağın edebiyatında o çağın ruhuna uygun bir moda karakter/egemen karakter vardır.” Hippolyte Taine  Türkiye’de 1950 yılında yapılan seçimle, uzun yıllar süren tek partili yönetim son bulmuş, Demokrat Parti iktidara gelmiştir. Bu durum siyasal alanda olduğu kadar, toplumsal bağlamda da dikkat çekici değişim ve dönüşümleri de beraberinde getirmiştir. DP önceliği ekonomik kalkınmaya vermiş, CHP döneminde…
Sausser’e göre dil; bireydeki konuşma yetisinin kullanılabilmesi için, toplumsal yapı aracılığıyla kabul edilen anlaşmalar ve uyuşmalar bütünüdür. Yani dil toplumsal bir kurumdur. Toplumu oluşturan bireylerin ortak dili, bireyin dışındaki verilerin toplamıdır. Bu veriler aynı zamanda bilinçdışını da oluşturur ve Sausser’in dil felsefesinde ‘’gösterge’’ olarak adlandırılır. Göstergeler var oluşunu gösterenlerle tamamlarlar. Toplumu oluşturan bireyler olarak gösterenler…
Yeni kültür politikaları her şeyi bir tüketim nesnesi haline getirdiğinden bunların “çok okunanalar, çok satanlar, mutlaka okunması gerekenler” listeleriyle yaratılan algı yönetimiyle tüketilmesi zorunlu hale getirilmektedir.   İnsanın ilk sanat yapıtı, mağara duvarlarına avını ve avı çevresinde dans ederken kendini betimleyerek çizdiği resimlerdir. O, resimleri çizerken, avlayacağı hayvanı etkileyip onu kolayca elde edebileceği inancındaydı. Daha…
Daha kısa, daha kısa, her şeyi söyleyen tek bir hece kalıncaya dek. Daha kısa, daha kısa… Hepsi kısa, ama şaşırtıcı düşündürücü tümceler. Elias Canetti Henry David Thoreau’nun; “Mesele öykünün uzun olması değil, onu kısaltmak için gereken sürenin uzun olmasıdır,” sözleriyle kısa öyküye getirdiği yorum, bizi “Kısa öykü nedir?” sorusu, üzerinde düşünmeye sevk ediyor. Bir ölçüsü…
24 Nisan 2017 / Delft Efe Elmastaş’ın Mart ayında okuyucuyla buluşan “KARGO” isimli kitabı, Kanguru Yayınları’ndan “Sokak” etiketiyle yayımlanmış. Kitap 128 sayfadan oluşan, gerçekçi ve yergili bir anlatımla yazılmış, sağlam yapılı kısa anlatı. Novella türünde. Romanda olayların birbirini takibi ve bağlantısı iyi yapılmış, sonuna kadar tempolu ve kesintisiz bir okuma sağlayan sağlam yapıda oluşturulmuş bir…