fbpx
Koray Sarıdoğan
Edebiyatımızın “yazı makinası” namıyla meşhur kalemi Ahmet Mithat Efendi’nin 1871-1872 yıllarında 15 günde bir yayımladığı Dağarcık[1] dergisi, her ne kadar “Ahmet Mithat’ın evrime ve materyalizme dair yazılarının olduğu dergi” olarak bilinegelmişse de adı üzerinde bir bilgi ve içerik dağarcığı niteliğinde. Öte yandan bahsi geçen şekilde bilinmesi de normaldir çünkü yayım süresince “kâfir, din aleyhtarı” gibi…
“Dünyayı uyumsuzlar mı kurdu? Peki onlar mı kurtaracaklar?” Bu soruyu, kitabın arka kapak yazısında Uğur Batı soruyor. Kitap da bu soruya cevap vermeye çalışıyor. Dünyamızın bir kurtuluşa yahut kurtarılışa ihtiyacı olduğu aşikâr. Özellikle yeni bin yılla birlikte içine girdiğimiz medeniyet krizi, yakın tarihin yeniden sorgulanmaya ve bugünün de idrak edilmeye çalışıldığı bu süreçte “çoğunluğun” bir…
Öncesinde yer aldığı TV, sinema ve tiyatro yapımlarının ardından, Ulan İstanbul dizisindeki Karlos Nevizade rolüyle birlikte tanınırlığı artan, şu sıralar Çukur dizisindeki Vartolu rolüyle de çok sevilip izlenen Erkan Kolçakköstendil’in kaleme aldığı Mukadderat, Karakarga Yayınları etiketiyle yayımlandı. M.K.Perker’in özgün çizimleriyle resmedilen Mukadderat, biri diğerinden biraz daha uzun olan iki öyküden oluşuyor: Kitaba adını veren Mukadderat…
Baştan belirtmek isterim: Bu bir, “Dizi mi daha iyi, kitap mı?” veya “Dizi ile kitap arasındaki benzerlikler/farklar” yazısı değil. Kuşkusuz bu iki soruya işaret eden cümleler bulacaksınız bu yazıda ama varmak istediğim nokta, elimizdeki malzemeyi yerelde zaten kullanamazken küreselde edindiğimiz şansları nasıl değerlendirdiğimiz konusu. Başlıktan da anlaşıldığı üzere bu konuyu, Netflix’teki ilk Türk orijinal dizisi…
Birden çok disiplini, başka ifadeyle birden çok yeteneği, müstakil alanlarda tutmak yerine bir araya getirmiş bir yazar Akgün Akova. Resimi, fotoğrafı, şairliği, gezginliği ve yazarlığı “bir potada eritmiş” diyemeyiz; hiçbir eser kendi alametifarikalarından bir şey kaybetmiyor, belirgin şekilde duruyor karşımızda. Akgün Akova’nın alametifarikası da onları sıkı bir arşiv, bellek ve kalem yeteneğiyle birbirlerine bağlayarak bir…
2012’deki ilk öykü kitabı “İçeri Girmez miydiniz?” ile Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan,  “Ay Dolandı, Mutsuz Palyaçolar Örgütü, Filler ve Balıklar, Mevsim Normalleri, Bana Sesini Bırak” gibi eserlere imza atan Neslihan Önderoğlu, yeni bir romanla okurun karşısına çıktı: Adından da sezileceği üzere Tarantino filmlerine ve sinema tarihine atıflarla süslenen, genç bir üniversitelinin gerçekle hayal arasında…
Daha önce yayımlanan üç öykü kitabı ve İran sineması üzerine çalışmalarından sonra Semih Erelvanlı, ilk kez bir romanla, üstelik bir distopyayla karşımıza çıkıyor: Erelvanlı’nın yeni kitabı Külleri hep kitap etiketiyle çıktı, çıkar çıkmaz da ilgi çekmeye başladı. Bu romanla birlikte üç distopyaya aynı anda başlayan Erelvanlı’yla Külleri çerçevesinde bugünü, geleceği, distopyayı ve edebiyat-sinema ilişkisini konuştuk. Röportaj: Koray Sarıdoğan…
Bugüne dek ulusal ve uluslararası pek çok projeye imza atan fotoğraf sanatçısı Timurtaş Onan, İstanbul ve özellikle Beyoğlu’nda 80’li yıllardan bu yana yakaladığı karelerle biliniyor. Özellikle 80’li yıllardan bugüne baş döndürücü bir hızla yaşanan ve yaşanmakta olan sosyokültürel değişimlerin en net biçimde görülüp izlendiği İstanbul’da, tam da bu süreçte çektiği fotoğraflarla sokağın ve hayatın kaydını…
Türkçedeki dördüncü Patti Smith kitabı “Adanmışlık” öncekilerle aynı adresten, Domingo Yayınları’ndan çıktı. Patti Smith’in, klişe de olsa sanata adanmış demekten geri duramayacağım hayatı ve okumaya, düşünmeye, üretime disiplinlerarası bakışının en yeni ürünü olan Adanmışlık önceki kitaplarla benzer noktalara sahip olsa da kurgu ve üslup itibariyle farklılıkları var. Çoluk Çocuk, M Treni ve Hayalperestler‘deki otobiyografik içerik, burada yerini “Neden yazıyorum?”…